Reklam için 1000 dolarlık yatırım yapan bir sanayici, "Bunun yarısının kayıp olduğunu biliyorum, ama hangi yarısının olduğunu bilmiyorum" diyordu. Karmaşık bir ekonomide bu her zaman böyledir: Faydalıyı ayırmak ve gereğinden fazla olanı çıkarmak bilinmez. Zaten (ekonomik olarak) kaybedilen yarı belki de, uzun vadede ya da daha ince bir biçimde, "kaybolup giderken" değeri en çok düşen değildir.
Shakespeare Kral Lear'de, "Ah 'ihtiyacı' tartışmayınız! Dilencilerin en fakiri en sefil şeyde bile küçücük lüzumsuz bir şey bulur. Doğayı doğa ihtiyaçlarına indirmeyin, insan bir hayvan olur: Hayatının daha fazla bir değeri olmaz. İnsan olmak için bize hep fazladan lüzumsuz bir şey gerektiğini anlıyor musun?" der.
Birikmede ürünlerin toplamından daha fazla bir şey vardır: artıkdeğerin apaçık ortadalığı, kıtlığın büyülü ve kesin yadsınması, bolluk ülkesinin anaç ve şatafatlı kendini beğenmişliği.