Öyle ya da böyle, evrenin kanunları doğru yönde işliyordu. Hepimiz kendi hayatımızı ve o hayatın zorluklarını tek başımıza yüklenmek zorundaydık. Herkesin yaşam mücadelesi kendineydi... Çevremizdeki bizlere yardım eli uzatmaya çalışan kişiler, hedefe ulaşmamız için yönlendirilmiş aracılardı yalnızca.
"Küle döndüysen,yeniden güle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil ,kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla " diyor Mevlânâ
Sevdiğinin yokluğu... Öylesine acı bir duygu ki! Kimsesizliğin çaresizliğin ayak seslerinden başka hatrını soran yok. Çevren de onun dışında sevdiğin ve seni seven farklı birileri olsa bile. Garipsin , ıssızsın, çaresizsin...