İşkenceyi beklemek, işkencenin kendisinden daha kötü bir eziyetti; sinsi, soğuk, içini yavaşça çürüten bir zehirdi. Bedenden önce ruhu parçalıyordu. Koğuşta yaklaşık 40 kişiye yakındılar ranzalarda yatıyorlardı, o üstte, kirli tavana en yakın yerde. Öteki ranzalarda yazarlar, ressamlar, tiyatrocular, gazeteciler vardı, Hepsi düş kuran, acı çeken insanlar.