Gamze Polat

Matt Haig’in evrenine girdiğinizde aslında tek bir şeyi öğreniyorsunuz: Umut, her zaman orada, sadece bazen bakmayı unutuyoruz. Gece Yarısı Kütüphanesi’nde binlerce pişmanlık ve sonsuz olasılık içinden 'şu anki hayatımızı' sevmeyi öğrenmiştik. Rahatlama Kitabı’nda ise karanlığın içindeyken bile sahip olduklarımızın yok olmadığını görüyoruz. Yazarın kalemindeki o samimi kabulleniş, 'başka bir hayat mümkün' demek yerine 'bu hayatı güzelleştirmek mümkün' diyor. Klasik kitapların aksine, kusurlarımızla barışmamızı sağlıyor. Şu ana kadar yazardan iki kitap okudum ve bana çok güzel duygular, düşünceler katan kitaplar oldu:).
Duygu ve Düşünce
Reklam
Gece Yarısı Kütüphanesi Gece Yarısı Kütüphanesi beni tam kalbimden yakaladı. Çünkü ben de hep “şu yolu seçseydim hayatım nasıl olurdu?” diye düşünenlerdenim. Kitap, farklı hayatların her zaman mutluluk getirmediğini; bazen istediğimizi sandığımız şeylerin bile içimizi doldurmadığını gösteriyor. Yaşamadığımız hayatların pişmanlığını, yaşadığımız hayatın içinde taşıyoruz. Paralel evrenlerden çok, insanın kendi iç yolculuğunu anlatan bir kitap bu. Ve bazen en gerçek mutluluk, kök hayatımızı kabullenmekte saklı.
Duygu ve Düşünce