Yanarım yanarım da,
Sana olan sevgimi sana hissettiremediğime, inandıramadığıma yanarım.
Sana “gitme, kal” diyemediğime,
Ellerini tutup bir buse eşliğinde “Ben bir son değil, seninle bir sonsuzluk istiyorum.” diyemediğime yanarım.
Seninle bir gün daha olsun diye ettiğim dualarıma yanarım.
Yanarım, yanarım, tutuşur yanarım da,
Bela benim diye yanarım...
Oysa seni öyle çok sevdim ki…
Ellerim sakallarında, gözlerim dudaklarında iken bile
Hâlâ içimde senin özlemin varken,
Sana kendimi ifade edemeyip,
İnandıramadığım ne varsa, onlara bir bir yanarım.
Yanarım, çünkü suskunluğumun altında çığlıklar saklıydı,
Gözlerimde sana söyleyemediğim binlerce kelime vardı.
Kal deseydin, kalırdım;
Bir umut versen, her şeyi yakar gelirdim.
Ama sen sessizliğinle gittin,
Ben ise sessizliğinle kaldım…
Ve şimdi her nefesimde,
Bir seni, bir beni, bir “keşke”yi taşırım...