“…birer kez okuduğum halde içinde ne yazdığını hatırlıyorum. Çoğu kez yatağımda yatarken bir iç ses okuyor bana satırları.”
“Tam olarak ne okuyor o ses?” diye sordu gözlükçü.
“Öteki kadınla ilgili şeyler hepsi.”
“Her şeyi denedim unutmak için,” dedi. “İnsan bulunmuş ekmek yerse belleğini yitirirmiş, biliyor muydun? Bunu bile denedim, yararı olmadı. Muhtemelen ekmeği önceden bilerek kaybettiğim için. O zaman işe yaramıyor.”
“Onu terk etsem mi?” Bu soru sadece çelenklerin kurdelelerinde değil, her yerdeydi… sabahlayın gözünü açınca uykusunu almış olan soru çoktan yüzüne karşı dans etmeye başlamış oluyordu….içini eşeliyordu soru…