Gözlükçü, içinde, bir sürü sesten oluşan ev arkadaşları barındırıyordu. İnsanın hayal edebileceği en kötü ev arkadaşlarıydı bunlar. Her zaman çok gürültücüydüler, özellikle saat yirmi ikiden sonra; gözlükçünün iç düzenini harap ediyor, ona asla kira ödemiyor, sokağa da atılamıyorlardı.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Siyasetten pek anlamam ama sanırım biraz siyasi bir yazar. Kitap kısa öykülerden oluşuyor ve bu öykülerde sanki siyasi içeriklere, göndermelere yer verilmiş ya da ben yanlış yorumladım. Dediğim gibi pek anladığım bir konu değil o yüzden yanlış yönlendirme yapmak istemem. 10’dan fazla öykünün içinde beğendiğim öykü sayısı oldukça az. Beni içine çeken bir kitap olmadı maalesef. Yazarın başka bir kitabını alacağımı sanmıyorum. Keyifli okumalar..