Ama aile olarak her zaman kendi kurduğuna değil, içine doğduğuna öncelik vermiş olan ….
Zaten ailesinden biriyle karşı karşıya geldiğimde beni seçtiği hiç olmamıştı. Kendi ailesinin “kötü” olması ihtimalini sorgulamayı aklından bile geçirmediğinden ya da belki de ben onlar kadar “aileden” olmadığımdan, bilmiyorum.
.. ama aşka gelince anlıyoruz ki diğer tarafı memnun etmek için çalıştığımızda sevilmiyor, sadece birilerinin hayatını kolaylaştırıyoruz. Umarım özgürce kendiniz olabileceğiniz bir alan bulur, bu şekilde de kabul görüp sevileceğinizi keşfedersiniz.
O yüzden ben artık kendi biçimimden ödün vermeden, olduğum gibi var olmayı seçiyorum. Çünkü çıplak elle dokunması zor bir kaktüs bile olsanız, başköşeye konabilirsiniz. Muhakkak sizi dikenlerinizle de sevecek biri çıkar. Yeter ki siz kendiniz olmaktan vazgeçmeyin ve birilerini mutlu edeceğim derken kendinizi unutup bir ütü masasına dönüşmeyin.