Hayat boyunca hepimiz ama hepimiz acıya maruz kalıyoruz. Acı evren tarafından seçilmiş kişilerin üzerine gönderilmiyor. Hayat fakir, zengin, güzel ya da çirkin demeden, herkesin payına düşeni bol kepçeden veriyor. Acı çekmekten bir kaçış yok ama onunla ne yaptığımız bize kalmış. Kim olduğumuzu ve nasıl bir hayat süreceğimizi acıyla başa çıkma biçimimiz belirliyor.
Bazen yıllarınızı birlikte geçirdiğiniz insanlar sizin hakkınızda en ufak bir fikir sahibi dahi olmazken, sadece birkaç kez gördüğünüz bir insan tek bir hareketiyle gerçekliğinizi gördüğünü, sizi anladığını hissettirebiliyor.
..birini sevdiğim zaman —hani çocukken giydiğimiz şu cırt cırtlı ayakkabılar vardı ya— sanki o kişinin cırt cırtı gelip benim kalbime yapışıyor ve o kişi benden giderken de o cırt cırt sökülerek kalbimi lif lif koparıyor gibi hissediyorum.