Her türlü öfkenin temelinde karşılanmamış bir ihtiyaç yatar. Bu nedenle, öfkeyi bizi uyandıracak bir çalar saat olarak kullanabiliriz. Saat çaldığında karşılanmayan bir ihtiyacımız olduğunu ve halihazırdaki düşünme biçimimizin bu ihtiyacı karşılamaya pek de hizmet etmediğini görebilirsek, öfke çok değerli bir araç olabilir.
İç dünyamızda kendimize şiddetli davranıyorsak, başkalarına gerçek anlamda şefkatli olmamız zordur. Şiddetsiz İletişim’in belki de en önemli uygulama alanı kendine şefkat duymayı geliştirmektir.