Marshall B. Rosenberg

Marshall B. Rosenberg

Yazar
8.5/10
130 Kişi
·
425
Okunma
·
12
Beğeni
·
1786
Gösterim
Adı:
Marshall B. Rosenberg
Unvan:
ABD'li psikolog
Doğum:
Ohio, 6 Ekim 1934
Ölüm:
New Mexico, ABD, 7 Şubat 2015
Marshall Rosenberg (6 Ekim 1934; Canton, Ohio - 7 Şubat 2015), Şiddetsiz İletişim Süreci'ni (Nonviolent Communication)geliştirmiş olan ABD'li psikolog.

Marshall Rosenberg, Yahudi anne-babadan dünyaya geldi. Geliştirdiği iletişim tekniğiyle "şefkatli" iletişim kurmayı ve empati kurarak çatışmaları önlemeyi amaçlamaktadır. Şiddetsiz İletişim Derneği'nin (CNVC) kurucusudur.
“Birinin sizin, hakkınızda peşin hüküm vermeden, adınıza sorumluluk almaya ya da sizi belirli bir kalıba sokmaya çalışmadan dinlemesi cidden çok iyi gelir insana.
Kendinize dünyanın neye ihtiyacı olduğunu sormayın.Size yaşama sevinci veren şeyin ne olduğunu sorun.Sonra da gidin ve onu yapın.Çünkü dünyanın hayat dolu insanlara ihtiyacı var.
Özellikle kadınlar çok eleştiriye maruz kalırlar . Asırlardır, sevecen kadın imgesi , başkalarını gözetme uğruna kendini feda etme ve kendi ihtiyaçlarını inkâr etmeyle özdeşleştirilmistir .
Kadınlar , başkalarına bakmayı kendileri için en yüce görev olarak görecek şekilde eğitildikleri için , genellikle kendi ihtiyaçlarını görmezlikten gelmeyi öğrenirler
264 syf.
Böyle bir kitaba ulaşmış olmak kendinize yapabileceğiniz büyük bir yatırım. Çünkü insanlar yaşamları boyunca anlaşılmak ve anlamak istiyor. Bu kitapla beraber düşünce tarzınızı sorguluyorsunuz. Daha doğrusu otomatiklesmis düşünce kalıplarının iletişimde sizi nasıl zarara uğrattığını anlıyor, bunun yerine de ne yapmanız gerektiğini belirliyorsunuz. Aslında karşımızdaki kişiyle iletişim dört maddeye dayaniyormus. Gözlem yapmak, duyguyu belirlemek, ihtiyacı saptamak, istek rica.

İletişimde kalmanın en ama en önemli kısmı birinci basamağı yapabilmek. Neden. Çünkü bu kısmı yapamazsak diğer kısımlara gelemeyiz. Peki gözlem yapmak neden zor? Çünkü karşı taraf sana olumsuz bir şey söylediğinde önce duygunu ortaya çıkarıyorsun. Onun bunu neden demiş olabilecegini onemsemiyorsun o an onu soyleyen kişinin sende açığa çıkardığı hayır böyle diyemezsin ile karşı atağa geçiyorsun. halbuki kitap karşındaki seni kıracak, üzecek, hatta yanlış yargılar dagitsa bile önce karşındaki gozlemleyeceksin, hangi duygu ile bunu söylemiş olduğunu bulacak ona duygusunu ve ihtiyacını söyleyerek anlaşılmış olduğunun hissini verecek sonra isteğine bakacaksın. İşte olgun insanların yaptığı bu.

Burada düşünce ve duygularımızı ayırt etmemiz önemli bir hal alıyor. Çünkü duygularımızı tanımıyoruz. Ama ugrasirsak yapabiliriz.

Herkese tavsiye ederim. Hayatımın savaşmadan akıp gitmesi umuduyla bu tür kitapları okuyorum. Yavaş yavaş yollar katediliyor. Kendinize inanın.
264 syf.
·Beğendi·9/10
" En son ne zaman şiddet uyguladın?" diye sorsaydınız bu kitabı okumadan evvel " hiçbir zaman" diye yanıt verecektim.Çünkü zihnimde şekillenen şiddet tanımı şuydu: Bir kimseyi istemediği bir şeylere zorlamak, varolan durumu eleştirmek ve şefkat göstermemek. Ancak bu kitabı okuduğumda şunu farkettim.Kendimize ve çevremizdekilere fiziksel ve ruhsal anlamda şiddet uygulamasak bile zihnimizdeki şiddet hiç susmuyor .Neydi zihnimizdeki şiddet? Yapılanları analiz etme ve subjektif bir tespite varmak, karşılaştırma yapmak, karşıdakinin duygularını tanımlayamamak, olumsuz iç konuşmalar. Kaçımız olumsuz iç konuşmalardan uzak bir gün geçirebiliyor? Kaçımız rica görünümlü taleplere maruz kalmıyoruz? Kaçımız ihtiyaç duyduğumuz kadar takdir edildik yada daha çok takdir ederek insanların yaşamını zenginleştirmek istedik?
Güç isteği ve fedakarlık duyguları arasında salınan bir toplumun çocuklarıyız.Kültürel mirasımız bize gönülden alıp vermeye, ihtiyaçlarımıza odaklanmaya ve yaşamı zenginleştirmeye maalesef izin vermiyor.
Tüm kültürel kalıplardan kurtulup önce kendimiz ile şefkatli bir iletişim kurmaya ihtiyacımız var.
232 syf.
Günümüz de çok fazla iletişim krizi yaşıyoruz. İş ortamında, arkadaş ortamında, ailevi ilişkilerimizde ve özel hayatımızda kısacası hayatımızın her alanında iyi bir iletişime ihtiyacımız var. Aksi taktirde kırılır veya kırarız. Birbirimizi daha iyi anlayabilmek için çabalamamız lazım. Benim için çok önemli iletişim ve bu bağlamda çok fazla okuyorum butür kitapları, okuduğum en güzel kitaplardan biriydi.
En az ayda bir tekrar edilmesi gereken ve bu tarz seminerlere katılması gerekiyor herkesin. Günümüzde şiddetsiz iletişimin çok zor olduğunu hepimizin kabul etmesi lazım.
Empatinin önemi ve yargılamadan sadece anlamanın önemini çok güzel ifade etmiş.
232 syf.
·8/10
Kitabı ikinci okuyuşum. Her okuyuşumda bana çok şey kattığını söylemeden geçemeyeceğim. Özellikle empatiye verdiği önem, duyguları fark edebilmek, gözlem yaparken değerlendirme ve yargılardan kaçınmak, iletişimde geribildirim yapmak gibi günlük hayatımızda hatta uluslararası alanda bile kullanılacak iletişim formülleri çok iyiydi; ama tabi ki bu kitabın içeriğinde aklımı kurcalayan "ahlakçı yargılar" ibaresi ve kültürümüze uymayan bu sebeple havada kalan bazı örnekler olduğunu eklemek isterim. Kitap bütünüyke düşünüldüğünde bir kez daha okunmayı hak ediyor
264 syf.
·48 günde·Puan vermedi
'Rehber kitap' bu ifadeyi birçok kitap için kullandım. Bakmasını bilene, kerih görünen şey dahi rehberlik edebilir bir şeyler adına.
Biz iyi şeyler adına, hayır adına ayarladık niyetimizi. Sonra çıkınca yola, belki ihtiyacımıza göre gönderdi azığımızı Yaradan.
O halde diyeyim ki ihtiyaçlarımızla çıktığımız yolculuğun adı bu kitap. Bize yön veren, kimi zaman ilkel dürtülerimizin güdülenmesine sebep olan, o kenarda köşede kalmış ve çoğu zaman görmeyi reddettiğimiz ihtiyaçlarımız yahut zayıf yanımız... Bunları muhtaçlık duygusuyla da karıştırdığımız için belki de varlıklarını yok saymak, gururumuzu koruyan, güçlü görünmemizi sağlayan kolay yol gibi görünüyor. Halbu ki bizi en çok yıpratan bu süreç aslında. Bağırmakla, şiddetle, hakaretle, aşağılamakla yok olacağını sandığımız zayıflıklarımız, zayıflık değil, bir alarm sadece. Seni sana çağıran, yavaşlamanı, kendine dönüp içsel bir dinginliğe davet eden, farkında olmadığın yorgunluğunu gidermeni, kabullenmediğin kırgınlığını ve kızgınlığını kendi içinde halletmeye davet eden bir alarm. Çok az şey başkalarıyla alakalıdır. Bu farkındalığın ardından, iradenin israfı diyebileceğim, hem kırıcı, hem muhatabının hem senin için hiç bir işe yaramayan davranışın kötü kullanımı belki bir bilinç düzeyine ulaşabilir. Bu süreçte bizi motive edecek şeyleri bulma noktası farklılık arz etse de ( rızai ilahi adına, kuran ahlakının ameli adına) bu şuur düzeyinden sonra herkes eminim ki bir şeyler yapmak için harekete geçecektir.
Velhasıl 'Bu kitap rehber' koyun başucunuza, duygularınızın karmaşık dünyasında işler yolunda değilse, haksızlığa uğramış kimsenin sizi anlamadığını hissediyor, kızgınlık ve öfkenize hakim olmakta zorlanıyor, insanlardan nefret ediyorsaniz, insanların size garezi olduğunu söylüyor ve dahi düşünüyorsanız... Hadi okuyun :)
254 syf.
·7 günde·4/10
Ne yazık ki bazı şeyler kitap okumakla yeterince öğrenilemiyor. Ya da doğru kitabı , kitapları bulmak o kadar kolay değil . Annelik , babalık , iletişim ...vb gibi
Bunları öğrenmek, sabır gerektiren uzun bir süreç istiyor. Her güzel işte olduğu gibi...
Bu süreçteki davranışlarımız (doğru ve yanlış) sonucunda tecrübe ediniyoruz. Bu süreci hızlandırmak ve bilinçlenmek için kitap okumaya devam etmek gerek tabii ki.


Kitap iki kısımdan oluşuyor;
Başkaları ile olan iletişimimiz ve
En az onun kadar önemli olan kendi zihin dünyamızla yani kendimizle olan iletişimimiz .

Yazar iletişimde yanlışları ve doğruları açıklarken günlük hayattan örnekler vermiş. Ama birçok örnek bana yapmacık ve uygulanamaz geldi .Hatta yetersiz geldi .
Bu çeviriden mi, yazardan mi kaynaklı bilemiyorum.
Kitap bittikten sonra bir Türk yazardan(ya da başka yazarlardan) okusam daha mı iyi olurdu diye düşünmedim değil .
Bu düşüncem, belki de, doğru iletişimin uygulanmasının o kadar da kolay olmadığından ötürüdür...


***Kitaptan hareketle birkaç çıkarım:

✓ Duygularımızı , isteklerimizi karşı tarafa hakkıyla aktarabilmek için sözcük dünyamızın yeterli olması gerekir.
✓ Yanlış anlaşılmamak için , net cümleler kurmak gerekir.
✓ Sağlıklı bir iletişim için imâlardan kaçınmak gerekir.
✓Kullandığımız kelimeler ve cümleler, sadece başkalarının bizi yanlış anlamasına sebep olmuyor, aynı zamanda kendi içsel sorunlarımızın da çözülmesi, bu kurduğumuz yanlış cümlelerimizde yatıyor. Yani hayatımızdaki yanlışlar belki de zihin dünyamıza olan yanlış dayatmalarımızdan kaynaklanıyor.

✓ Sağlıklı iletişim için en önemlisi , kendine ve başkasına karşı "samimi olmak" .
(Bu kendi düşüncem)

Son olarak şunu belirteyim :
İletişimin kalitesi insanın kendine verdiği ehemmiyet ile doğru orantılı. Kendi öz gelişimine ehemmiyet veren insanla sağlıklı iletişim kurmak daha olanaklı olsa gerek ...

Daha sevimli dünya için şiddetin, iletişimde ve her şeyde asgari olması ümidiyle...

“Dünyada görmek istediğiniz değişimin kendisi siz olun.” Gandhi
232 syf.
·66 günde·Beğendi·9/10
3 ay gibi bir sürede sindire sindire dura dinlene okudum Şiddetsiz İletişim'i... Uygulamaya dönük sizin de kendinize uyarlayabileceğiniz öneriler ve günlük hayata ilişkin örnekler-diyaloglarla dolu dolu bir iletişim kitabı... Kendi ihtiyaç- duygu ve davranışlarımızın sorumluluğunu üstlenmek, öfkemizi doğru ifade etmek, empati kurmak, isteklerimizi hayatımızı zenginleştirecek şekilde düzenlemek, içsel dünyamızla bağlantıda olmak ve başkalarının istek-ihtiyaç ve duygularını duymaya istekli olmak gibi birbirinden anlamlı konulara değiniyor kitap... İyi ki okudum ve tekrar tekrar okurum dediğim bir eser olarak başucumda yerini aldı...
232 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bugüne kadar iletişim kurmayı değil, konuşmayı ve otomatik tepkiler vermeyi öğrenmişiz. Kitabı okurken yaptığınız birçok yanlışı fark edeceksiniz. Öncelikle kitap sadece şiddetsiz iletişim üzerinde değil, sağlıklı bir iletişimin nasıl olması gerektiği üzerinde de duruyor. Dolayısıyla herkesin okuyabileceği hatta herkesin okuması gerektiği muhteşem bir kitap olduğunu düşünüyorum. Dilinin sadeliği yanında, içerdiği örnek diyaloglarla ister öğretmen-öğrenci ister annebaba-çocuk ister karı-koca.. Kısacası bütün ilişkilerimizin kalitesini arttıracak, samimi bağlantılar kurmamızı sağlayacak harika bilgiler içeren bir kitap. Kesinlikle tavsiyemdir.
264 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bu kitabı özellikle şiddet'e meyilli insanların okuması gerekli çünkü gerek aile gerek iş ortamı ve arkadaş ortamında birçok şeyle konuşurak çözüm aramayı öneriyor . Kitapta tek sevmediğim nokta satır aralarında baloncuk içinde yazılan yazılar okurken dikkatimi dağıtıyordu
264 syf.
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap. Kendini geliştirmek için attığın en güzel adımlardan birisi bu kitabi okumak olabilir. Okurken ister istemez kitabin sana öğrettiklerin uygulamaya koyuluyorsun ve iletişimini güçlendiriyor. Rahatlamis hissediyorsun. Basta garip gelse de uygulamaktan vazgecme ise yaradığını göreceksin. Belki de anlasilmamanin tek sebebi kendini anlatamaman olabilir. Nasil daha etkili iletişim kurabilirsin kendini daha güzel ve doğru ifade edebilirsin öğrenebilirsin. Keske herkes bu kitabı okumus olsa ve daha sağlıklı bir iletişim kurabilsek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Marshall B. Rosenberg
Unvan:
ABD'li psikolog
Doğum:
Ohio, 6 Ekim 1934
Ölüm:
New Mexico, ABD, 7 Şubat 2015
Marshall Rosenberg (6 Ekim 1934; Canton, Ohio - 7 Şubat 2015), Şiddetsiz İletişim Süreci'ni (Nonviolent Communication)geliştirmiş olan ABD'li psikolog.

Marshall Rosenberg, Yahudi anne-babadan dünyaya geldi. Geliştirdiği iletişim tekniğiyle "şefkatli" iletişim kurmayı ve empati kurarak çatışmaları önlemeyi amaçlamaktadır. Şiddetsiz İletişim Derneği'nin (CNVC) kurucusudur.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 425 okur okudu.
  • 79 okur okuyor.
  • 391 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.