Vakti Tecerrüt - Kavl-i Garib Çoban
Sır şu son akşam yemeği güldüm işte.
Sevdiğimiz insanlar günün birinde bize en çok yabancı olanlardır.
Kimdir şu sevdiğin insan?.. dedim
Kim olacak?..sensin!.. dedi Mezarlık Bekçisi
Bir kez düşün, ne bekliyordun bu putperest insanlardan?..
Kendi kendinsin, ne kadarsın kabirde.
Gidenleri bırakınca putlarıyla başbaşa..
Susmak ha!…
İşte sizin bilmediğiniz bu önemli ve gerekli sırrı ben keşfettim.
Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye yar denilir.
Sen her şeyin en güzelini düşünüp saf masum duygularını içtenliğinle yoğururken, insanlar kafasında kırk tilkiyle yaşıyor.
Ve hiçbirinin kuyruğunu birbirine değdirmiyor.
Böyleleriyle nasıl başa çıkılır?..
Geçmiş zamanda acı çeker, geçmiş zamanda sever, geçmiş zamanda ağlar ve güleriz.
Fakat şimdiki zamanda bu bir işe yaramaz.
Yıllar, günler, saatler, kaç tane?..
Bunu düşündüğümde kalbim o kadar hızlı atıyor ki.
Benim ülkem karşılıksız sevgi.
Ne kadardır, ne kadar?..
Ben, biz olduğumuz zaman ben olurum, ben, ben olduğum için sen, sensin, sevmek bu muydu?..
Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye yar denilir.
Ah, ızdırap!..
Bu kabristanda ben seni hissediyorum, yazamıyorum.
Verilmesi gereken öpücükler var.
Okşanması gereken gönüller var.
Söylenmesi gereken sözler.