Bu yazarın ilk defa bir kitabını okudum ve genel olarak beni etkiledi diyebilirim. Yazarın bu kitapta yalın bir dili seçtiğini görüyoruz. Konuyu hikayeleştirmede ben dilini kullandığına şahit oluyoruz. Hikaye genel olarak Japonyanın kırsal ve kentsel bölgelerinde geçiyor.
Yine yazarın hikayede akıcı bir dil kullandığını görüyoruz ve bunu sağlama adına karakterlerle ilgili merak öğesine başvurduğunu tespit edebiliyoruz. Hikayede genel olarak genel karakter sayısı yazar tarafından sınırlı tutulmuş bu da okuyucunun hikayeden kopmasını engellemede başarılı olduğunu gösteriyor.
Yazar bu hikayede günlük hayatın sıkışmışlığı içinde kendi hayatının anlamını arayan bir adamın hikayesini çarpıcı bir şekilde önümüze seriyor. Bir adamın hayatına girmiş kadınların onun hayatındaki izlerini ve yansımalarını derin bir şekilde hissediyoruz.
Yukarıda bahsettiğim gibi yazar karakterler ile ilgili sık sık merak öğesine başvuruyor ve bunda da başarılı olduğunu görüyoruz ancak romanın sonuna geldiğimizde karakterlerle ilgili bu merak edilen öğelerin neredeyse hiç birinin cevap bulmadığını görüyoruz. Bu ise okuyucuyu, romanın sonunda derin bir hayal kırıklığına uğratıyor diyebiliriz.