GbO

GbO
@GbO41
Ben hiç prenses olmadım ama hikayem'de kötü krallar ve kraliçeler vardı.
Yazar 'mış
Sosyoloji
Deutschland
Izmit
72 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Artel’e sormak istiyordum. Ama zihnimde kelimeler bir türlü yerini bulmuyordu; hangisini seçsem eksik, hangisini söylesem fazla kalacaktı. O sabah, sabahın beyazına bulanmış çarşafların arasından sessizce uyandığımda Artel hâlâ uyuyordu. Yorganı omuzlarıma aldım, adımlarımı incelttim ve teras kapısına doğru yürüdüm. Dışarı baktığımda manzara kalbimi yine aynı yerinden vurdu. Bu kadar büyük bir cehennemin içinde, böyle bir cennet nasıl var olabilirdi? Düşüncelerim manzarayla birlikte uzaklaştı. Tam o anda Artel’in dudakları boynuma değdi. Yakıcı, tanıdık, çözülten bir dokunuştu bu. Ardından o devasa kollarıyla beni sardı. Direnmedim. Zaten hiç direnmek istememiştim. Teslim oldum. “Artel,” dedim fısıltıyla, “sence aşk… Nihayet bulduğumuzda bize ait olan mıdır, yoksa bize emanet edilen mi?” Gülümsediğini sesinden anladım. “Güzelim,” dedi, “sen ne zaman uyanır uyanmaz bu felsefi sorgulamalara başladın?” “Bu benim için zor değil, biliyorsun.” “Biliyorum,” dedi. “Bence aşk bize ait. Ve bildiğim bir şey daha var: Biz böyle çok güzeliz. Bırakalım, yaşayalım.” “Biliyorum,” dedim. “Aksini düşünsem bile sana karşı koymam imkânsız.” “Bak bunu da biliyorum,” dedi. “O kadar güzelsin ki… O kadar aşk. Sadece seni yaşamak, seni tatmak, seninle olmak istiyorum, Parel. Seni sevmeme izin ver.” “Seni seviyorum.” “Ben de seni çok seviyorum,” dedi. “O kadar çok seviyorum ki… Sana asla zarar vermem. Seni asla üzmem. Hatta senin bile kendine zarar vermene izin vermem.” “Biliyorum sevgilim.” Zihninde dolaşan o sakin ama haklı sesleri bir süre daha ertleyerek kendini Artelin sevgisine bıraktı.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Harika. O zaman nar metaforunu daha mistik, daha tasavvufi ve daha derin bir dile doğru bir adım daha büyütüyorum. Bu versiyon, hem Mevlânâ’nın hem de modern bir bilinç akışının gölgesini taşıyacak: --- Daha Mistik ve Tasavvufi Derinlikte Yeni Versiyon İçimi anlatıyordum Artel… Anlatmak sandığım şey aslında içimdeki suskunluğun kapısını aralamaktı. Kelimenin gölgesiyle yaşanmışlığın yarası arasındaki o uçurumda her zaman bir boşluk, bir yankı, bir çağrı vardı. Ben o çağrının peşinden karanlığa kulaç atarken, karanlık da bana kendi rengimi öğretiyordu. Sonra bir nar düştü kalbimin eşiğine. Düşmek mi, yoksa ezelden yazılmış bir hatırlayış mı bilmiyorum. Ama o nar, kırmızının en eski hâliyle, kalbimin tam ortasına kuruldu. Kabuğunu kendi içinden soydu. Soyuldukça açıldı, açıldıkça çoğaldı, çoğaldıkça sırlarını fısıldadı. Her tanesi bir nefes, bir sır, bir kaderdi: Biri “sabır, ateşten de ağırdır” dedi. Biri “aşk, insanın içindeki en uzun yolculuktur”. Biri “acı, kalbin kendini hatırlama biçimidir”. Biri “yaraların bile secde eden bir dili vardır” diye mırıldandı. Nar, kalbimin üstünde durmakla kalmadı; kalbimi kendi içine çekti.
Gece'nin ortasında, karanlığın en diplerinde eşiğin çok ötesinde bir yer. Sabahı doğmayan #1001kitap
#cennetimiararken Yeni bir inşaa gibiydi Sevmek. O bu inşaayı önce zihnimde, sonra kalbimde ve nihayet ruhumda başarmıştı. Ama yıkılması gerektiğini her gün haykıran içimi susturamadı ne O ne de ben ve nihayet o sesi, o bozguncuyu dinleme zamanı gelmişti. Başka türlüsünü bilmiyordum ki. Zamanın anlamını yitiren omca şey sığdırmıştık bu aşka ama hiç çoğalmiyordu, hep tek bir an yaşamış gibiydim onca ayı. O kadar zalimce akiyordu işte zaman. Ve ben bitmesini bekledikçe, azalmasını sanki inadına daha büyük bir açlığa, daha doyumsuz istek ve sevilmelere evriliyordu. Hani aşk tükendikçe sakinleşir, durgunlaşıyordu? Yine mi kandırdılar bizi? Ya da herkes Aşkta kendi mailinimi yazıyordu? #1001kitap
Sizi en çok sevmesi ve koruması gereken kişi sizi sevmeyince ne oluyor? O boşluğa tüm insanlarla doldurmaya çalışıyorsun. Çünkü o karadelik çok büyük. Ne tuhaf, bu birinin eksik bıraktıklarının hesabını tüm insanlığa kesmek gibi bir şey. #1001