O ilk gün anlamış olmalı ruhum ruhuna kavuştuğunda. Belkide bu yüzden bir anda teslim oldum sana. Gerçek Aşk tamda bu değil miydi?
Kapı çalardı, kapıyı açardınız ve aslında o hep beklediğiniz misafir size gülümserdi. İçerde her şey hazırdır, siz hazırsınızdır çoktan ve kocaman bir gülümsemeyle buyur edersiniz içeriye. Seni sevmek, beni sevmen tam olarak bu his gibiydi işte.
Tüm gerçekliklerin imkansızlığına rağmen beklenendin, gelen ve ağırlanan.
Sevgilim gidiyorum ben. Hemde bu defa ardımdan gelebileceğin tüm yolları kıra döke gidiyorum. Belko senin sabahın doğmadı, o son sigaran bitmedi bile ama ben bir başka tende üzerime sinen kokundan arınmaya gidiyorum. Sonrası, sonrası yok. Bu defa gratel gibi kırintılar değil bize dair yıkıntılar biraka bıraka gidiyorum. Çünkü biliyorum, nereye gidersem gideyim bulursun beni. Hep dediğin gibi, hep bulduğun gibi, o kocaman şehirlerin devasa caddelerinin karanlıklarındaki gibi. Özür dilerim. Ben cennetimi aramaya gidiyorum.