Gülendam Berktaş

Yaşamaya, yaşamımı sürdürmeye mahkûm edilmiştim.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Reklam
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyorum. Acı çekmek bayılmana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Sayfa 169·Kitabı okudu
“Daha anlatsana” dedim. “Hoşuna mı gitti?” “Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim.” “Benzinimiz yeter mi ki?” “Yalancıktan doldurursak yeter.”
Sayfa 157·Kitabı okudu
Dindinha bir seferinde mutluluğun “yüreğimizde parlayan bir güneş” olduğunu söylemişti.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek. … Sonra seni tersinden öldürdüm. Seni kalbimde doğurarak öldürdüm.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Reklam