Gülendam Berktaş

10/10
·48 syf.··
2023 37. kitabı
“Ama muhtemelen bu çağın kötülüğünü fazlasıyla hissediyoruz ve onu deneyimlemediğimiz için başka çağların kötülükleriyle karşılaştırmaya gerek yok.” Freud; Birinci Dünya Savaşı’ndan yaklaşık 6 ay sonra yazdığı bu kitapta cepheye gitmeyip evde kalanların ruhsal durumunu en çok etkileyen iki durumdan bahsediyor: savaşın yarattığı hayal kırıklığı ve bizi mecbur bıraktığı ölüm karşısındaki tutum değişikliğimiz. Hayal kırıklığı; inanmak istenmeyen savaşın meydana gelmesi ve barış zamanında tabi olunan uluslararası hukuk kurallarının savaş döneminde görmezden gelinmesiyle anlatılıyor. Ölüm karşısındaki tutum değişikliğini ise; ölen kişi ya da ölümünü düşündüğümüz kişi yabancı olduğunda ölümü rahatlıkla kabul ederken söz konusu kişi yakınımız hatta kendimiz olduğu zaman nasıl yok sayıp inkar ettiğimize dair örneklerle açıklıyor. Bunları anlatırken tabi ki insan psikolojisine değiniyor ve birkaç kavram üzerinde duruyor. Özellikle duygusal ambivalans konusuna detaylıca değiniyor. Bunu ölüm konusunda açıklamak gerekirse; sevdiğimiz bir kişi de olsa zaman zaman o kişinin ölmesini arzulayabildiğimizi ancak ölüm tehlikesinde olduğunda nasıl da üzülüp suçluluk hissettiğimizi örnek verebiliriz. Aynı şekilde bunu savaş durumuna da uyarlayabiliriz. Kitabın önsözünde de yazdığı gibi ne zaman okunursa okunsun geçerliğini koruyacak bir kitap. İnsanlar var oldukça, kişisel/politik çıkarlar gözetildikçe savaşların ve haksızlıkların -bilinç dışındaki öldürme arzusunun- devam edeceğini biliyoruz. Ancak yine de “her şeye rağmen yaşama katlanmak, tüm canlıların birincil görevi olmaya devam etmektedir.” Savaş ve Ölüm Üzerine Çağdaş Düşünceler
Psikoloji
Savaş ve Ölüm Üzerine Çağdaş DüşüncelerSigmund Freud · Can Yayınları · 2023480 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·120 syf.··
2023 3. kitabı
Latife Tekin’in okuduğum ilk kitabı Zamansız oldu. Alışık olmadığımdan kitabın başlarında okumakta zorlandım açıkçası. Yoğun metaforları, şiirsel anlatımı, bol imgelemler… Bu durum anlamamı zorlaştırsa da aynı zamanda merak uyandırıp içine çekti ve çok uzun bir kitap olmaması sebebiyle de şans verip okumaya devam ettim. Kitabın sonunda, kitabı beğendiğimi hatta altını çizdiğim birçok cümle olduğunu fark ettim. Kitapta; aşkın, duyguların alışık olmadığımız versiyonlarda bol imgelerle anlatılması, kıskançlık ve pişmanlık gibi duyguların akla gelmeyecek biçimde okura aktarılması ve bunu gerçekten hissettirebiliyor olması hoşuma gitti. Ancak hala tam anlamıyla anladığım bir kitap oldu diyemem. :)
ZamansızLatife Tekin · Can Yayınları · 0992 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
Halil Cibran’ın mistik tarzda yazdığı eserleri, yoğun hisleri okuyucuya geçirmekte çok başarılı. Bu kitabında da aşkın yüceliğinden; sevginin, sevgilinin güzelliğinden dönüp bir daha okunmasını gerektirecek derinlikte yoğun cümlelerle bahsediyor. Okurken aşkın güzelliğini de acının sızısını da kalbinizde hissetmenize olanak sağlıyor. Bunların yanında doğu kültürlerindeki kadının yerinden, mağduriyetinden de isyankar bir dille bahsediyor. Neredeyse her sayfada altını çizdiğim, durup düşünmeme sebep olan cümlelerle dolu; tadımlık diyebileceğimiz kısa bir kitap.
Edebiyat
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,5bin okunma
Puan vermedi
Kitabın baş karakteri olan Linda; 31 yaşında, gazeteci, evli ve iki çocuk sahibidir. Linda’nın iyi bir işi ve ailesi vardır ancak Linda; zaman zaman hayattan zevk alamadığı, depresyonda olabileceğini düşündüğü anlar yaşadığı, ilişkisindeki mutsuzlukların mutlu olduğu anları geçtiği ve başka biriyle ilişki yaşamaya başladığı bir dönemi bizlere anlatıyor. Yer yer kurallara karşı gelmenin ona iyi geldiğinden de bahsediyor. Linda’nın hikayesi bana Erikson’un gelişim evrelerinden biri olan “Üretkenlik Karşısında Durağanlaşma” evresini anımsattı. Tam bir geçiş dönemi olarak adlandırılan bu evrede kişi monotonlaşmaktan oldukça çekinir. Bu kaygıyla, olduğundan farklı davrandığı bile gözlemlenebilir. Linda’nın geçmişine dair çok bilgi verilmese de yer yer yapılan imalarla hem çocukluğunda hem de önceki ilişkilerinde de zorluklar yaşamış ve önceki gelişim evrelerini de tamamlayamadığı görülmektedir. Bu sebeple de yaşadığı geçiş dönemi onun için daha da sancılı geçmektedir. Kitapta bunların yanında baş karakterin tutunduğu tek bir şey var: Sevgi. Her şeyin sevgiyle başladığına, hayatın temelinde sevgi olduğuna inanıp sevebileceği ve sevildiğini hissedeceği anlar yaşamaya gayret gösteriyor. Umutsuzluğa kapıldığı anlar olsa da sevgiyi hissettiği bir anda tekrar yenilenmiş gibi devam ediyor hayatına. Duygu durum değişimlerinin, içsel sıkıntıların, arayışın çok güzel anlatıldığı ve dili sade olan bir kitap Aldatmak. #aldatmak
Edebiyat
AldatmakPaulo Coelho · Can Yayınları · 20149,4bin okunma