Gece

“Neden orta parmağını gösteriyor?” “Eski zamanlarda, henüz silahların icat olmadığı dönemde askerler ok atarak savaşıyorlardı ve ok orta parmak kullanarak atıldığı için düşman taraflar daima yakaladıkları canlı ya da yaralı askerlerin orta parmaklarını kesiyorlardı. Bunlardan kurtulan okçular ise hem birbirlerine orta parmağını gösterip hâlâ ok atabildiklerini ima eder hem de düşman askere orta parmaklarını gösterip hâlâ savaşabildiklerine dair meydan okurlardı. Bende bunu yapıyorum”
Sayfa 330 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitapların yası tutulur mu diye sormayın hiç bayım, bazen en çok kitapların yası tutulur.
Sayfa 304 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tesadüfen geldiğimiz bir dünyada şansa hayatta kalmaya çalışıyorduk.
Sayfa 292 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Bir Fethiye Hikayesi
Kenti ilk kuran Likyalılardan Tanrı Apollon, Finike Kralı Agenor’un küçük kızına aşık olmuş. Bir hayli utangaç olan küçük kızın yanına yaklaşmak oldukça zorluymuş. Apollon bu çekingenliği kırmak ve alıştırmak için sevimli bir köpek kılığına girmiş. Aynı zamanda bir tanrı olduğu için ölümlü birine olan aşkından çekiniyormuş. Günün birinde onsuz kalma korkusu adamı incitmiş. Kıza sadakat yemini eden bir köpek olmak ikisi için de elindeki tek çareymiş. Zaman geçtikçe kendisine alışan küçük kızın karşısına etten kemikten bir insan olarak dikilmiş Apollon. Kızın sevgisini kazanmak zor ama etkili olmuş. Nihayetinde evlenmişler ve bu evlilikten adını Telmossos koydukları bir oğulları olmuş. Apollon da kentin kurucusu olarak buraya oğlunun adını vermiş.
Sayfa 209 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
O kış çok fazla kızı incittiler. O kış bütün erkekler adamlıklarından utandı... Otobüste kalan son yolcu olmak istemedi hiçbiri, otobüste kalan son yolcu kızı tek başına bırakmak istemedi. O kış o kadar çok insanın masumiyetine geçirdiler ki pençelerini, o ip kimin boynunda bir Azrail çağrısı oldu kimin kursağında bir yumru. Ama herkes eninde sonunda kendi kesti ipini; kimi başkasının boynuna dolamak için, kimi o iskemleden aşağıya atlamak için. Ki bu insanları o kadar incittiler, darağacına astılar, ellerinde bıçaklarla, insanlar önce iplerinden kurtuldu ama yine de aşağıya atladılar. Özgürlüğün adını bu koydular, dünyanın bir cehennem kuyusu.
Sayfa 22 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular