Geceokur

Geceokur
@Geceyimdir
Gecelerin getirdiği yanlızlık ve korkunç duyguya aşığım.
Sena şener (Bak bana)
Bak bana bak bana Ne zerre kaldı benden Sev beni sev beni İstemem başka senden Kim bilir nerdesin Bilinmez bir yerdesin Sev beni tek beni Öyle bir sevki...
Şiir
Geceokur
Zaman zaman sorarım neden zaman nedir sabah nedir şimdi gitsem buralardan bunu kim bilir kim bilir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sena şener (Bak bana)
Bak bana bak bana Ne zerre kaldı benden Sev beni sev beni İstemem başka senden Kim bilir nerdesin Bilinmez bir yerdesin Sev beni tek beni Öyle bir sevki...
Şiir
Geceokur
Ama zamanı değil Zamanı değil Gitmenin Kendimden sana sana sana sana sana sanaa O bir tepe ben bir ova Koyulmuşuz aynı yola O gök mavi bense kara koyulmuşuz aynı dünyaya
Çöktüm. Toprak bile geri itti bedenimi, “Sen bana bile fazlasın,” der gibi. Karanlık, adımı ezberledi bu gece; Ben unuttum. Gölgeler beni sahiplenirken dünyanın tüm kapıları yüzüme kapandı. Çığlık atsam, sesim kendime çarpar, kırılır. Nefes alsam, ciğerlerim karanlıkla dolar. Düşerken öğrendim: İnsanın en derin yarası kendi susuşudur. Sevdiklerim… Onlar da gömdü beni fark etmeden, Birer avuç toprağı umut sandılar. Ben yavaş yavaş ölürken kimse gözlerimdeki mezarı görmedi. Ve şimdi… Ne gökyüzü beni ister, ne yeryüzü. İkisinin arasında unutulmuş bir ceset gibiyim: Yaşayan ama ölmüş, ölen ama gitmemiş. Karanlık, kulağıma son kez fısıldadı: “Direnme.
Geceokur isimli okura yanıt verildi
Geceokur
Erkan Berk çok güzel
Çöktüm. Toprak bile geri itti bedenimi, “Sen bana bile fazlasın,” der gibi. Karanlık, adımı ezberledi bu gece; Ben unuttum. Gölgeler beni sahiplenirken dünyanın tüm kapıları yüzüme kapandı. Çığlık atsam, sesim kendime çarpar, kırılır. Nefes alsam, ciğerlerim karanlıkla dolar. Düşerken öğrendim: İnsanın en derin yarası kendi susuşudur. Sevdiklerim… Onlar da gömdü beni fark etmeden, Birer avuç toprağı umut sandılar. Ben yavaş yavaş ölürken kimse gözlerimdeki mezarı görmedi. Ve şimdi… Ne gökyüzü beni ister, ne yeryüzü. İkisinin arasında unutulmuş bir ceset gibiyim: Yaşayan ama ölmüş, ölen ama gitmemiş. Karanlık, kulağıma son kez fısıldadı: “Direnme.
Geceokur
Senin yazın mı yoksa bir yerden alıntı mı?