Zeyzü

Zeyzü
@Gencbirkizindusunceleri
☆ÖZSAYGI☆
Kendine saygı duymak nedir? Kendini iyi yönünle kötü yönünle kabul etmektir. Ama iyi yönünün gerçekten iyi yön, kötü yönünün gerçekten kötü yön olduğundan emin olmalısın. Bunu yapabilen kendisine saygısını hiç kaybetmeyen insanları tebrik ederim. Peki insan neden en değerlisi olan kendisine saygı duymaz? Bence bunun en büyük nedeni aile. Ailen seni nasıl yetiştirdiyse tamamen öyle şekilleniyorsun. Örneğin;çocukken misafirlikte senin elindeki oyuncağı, karşında bağıra çağıra ağlayan çocuğa "o küçük ona ver oynasın" dedilerse veya seni hep sus , konuşma, sen küçüksün, çocuksun, nereden bileceksin , herşeyede bir fikrin var, dilinde pabuç gibi vb. şeyler dedilerse büyüyünce dilsiz biri olacağını öngörememişlerdir. Dilsiz derken hayır demeyi bilmemen , sırf etrafındaki insanları memnun etmeye çalışman, karşındakine ters düşecek diye kendi fikirlerini hiçe saymandan bahsediyorum. Buna bir dur demelisin. Ya da seni bu denli yıpratan şeyleri çocuğuna aktarmamak için destek almalısın. Sonuçta çocuk ailenin aynasıdır. Bence insanın kendisine karşı saygısını kaybetmesinin diğer bir nedenide sosyal medyadan kaynaklanıyor. Sosyal medya kullanıma göre değişsede genel bakınca sadece bir tuzak olarak görüyorum. Orada ki mükemmel insanlar sadece telefondan , hangi filtreyi koyduğunu, hangi shopu yaptığını bilmeden görüyoruz. Evet bu onların işi. Ama onlarda normal insanlar , senin benim kadar gerçekler. Herşey yansıtıldığı gibi değil. Tek bir gerçek var oda sensin. Acılarınla, sevinçlerinle, kilonla, boyunla, belki yüzündeki beninle ,belki eksik dişinle, dini tercihinle, ten renginle herşeyinle sen bir bütünsün. Acıların aslında senin tecrüben olacak. Sevinçlerin hatıraların olacak. Dişinin eksik olması emin ol insanlığından daha önemli değil. Eğer karşı taraf bunu farkedip dile
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
☆4 GÖZLE BEKLEDİĞİM ŞEY☆
Şu yaşarken yavaş , ama arkamızı dönüp baktığımızda ışık hızında geçmiş olan hayatımızda 4 gözle beklediğim bir şey; hem ruhsal hemde maddiyat olarak kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek. Ama sadece kendim için değil , bütün kızlar için bunu istiyorum. Git oku! Emek ver! Favori zamanlarından feragat et. Ama yapamazsın edemezsin diyenlere inat olsun diye değil. Kendin için! Tamamen kendi iyiliğin, kendi konforun, kendi psikolojin için bunları yap. Kimseye muhtaç olmadan, yük olmadan yaşa. Ardında altın izler bırak. Mesela git kitap yaz, insanlara umut olsun. Öğretmen ol, gelecek nesillere ışık tut. Bir anne ol, dünyaya duyarlı bir evlat miras bırak. Eğer bunları yapabilme iradesine sahip değilsen , kimseye ayak bağı olma, manipüle etme! Kimsenin enerjisini sömürme. Empati kurmaya çalış. O kız/ erkek buralara gelebilmek için ne emekler verdi? Hayatta ne gibi tecrübeler edindi? Onu neler yıprattı? Neler bu kadar güçlü olması için onu zorladı? Bilemezsin, hiçbirini bilemezsin. O yüzden sana yargılamak düşmez. Kendi sınırlarını bilmelisin. Eğer herkes bu şekilde üstüne düşeni yerine getirirse dünya daha yaşanabilir bir yer olur. İnsanlar, hayvanlar daha mutlu olur. Çocuklar çocuk olur. Hayvanlar evcil olur. Çünkü kimse onlara zarar vermeye kalkışmaz. Genç kız olsun, orta yaşlısı olsun yada ergenlik çağında olanı olsun yolda yürürken korkmaz. Yada bir erkek birine yardım etmekten çekinmez. Çünkü bıçaklanmayacağından, silahla vurulmayacağından emin olur. Kısacası dünya cennet olur...... GENÇ BİR KIZIN DÜŞÜNCELERİNDEN ☆
☆Aidiyetsizlik Duygusu
Bir yere ait hissetmek....... Süper bir duygu. Orada düşüncelerini söylemekten çekinmezsin. Kendi davranışlarını kısıtlamazsın. Benliğini konforlu ve ait hissedersin. Ama kendini bir yere ait hissedememek.....Yabancı hissetmek. Sanki havanın fırtınalı kasvetli olduğu bir zamanda dışarı çıkmış gibi hissedersin. Kimse yok dışarıda,sadece sen varsın. Soğukla mücadele ediyorsun. Ne yapacaksın? Bilmediğin bir muhit. Sığınacak bir limanın yok. Ama farkında değilsin, bir ağacın bir duvarın dibinde kendine liman olabilirsin. Çünkü sen güçlü bir insansın. Fakat kendi kalitenin farkında değilsin. Ya da hava güneşli olsun. Mis gibi çiçek koksun. Hafif yaz yağmuru çiselesin,dursun. Gökkuşağı çıksın. Sen yine kendini ait hissedemiyorsun. Seni bir kalıba sıkıştırmışlar gibi hissediyorsun. Ama sen işte tamda orada benliğini korumalısın. Çünkü asıl ait hissetmen gereken yer kendi benliğin. Asıl o kalıplarda gelişmeyi büyümeyi sürdürmelisin. İşte biz tamda buna hayat mücadelesi diyoruz. O ortamda bulunmak zorundaysan kendini oraya ait hissettirecek ya da rahat hissettirecek ipuçları bulmaya çalış. O zaman hayatla mücadele eden bir savaşçı olacaksın. Bunun içi cesaret gerek. Korkak olursan bırak ait hissetmeyi ,kendini bile hissedemezsin. Hiç mi olmuyor? Koskoca kalabalıkta yine mi teksin? Yine mi kimse seni anlamıyor? Oysa bakışlarınla derdini anlatıyorsun. Ya da gülünce içten gülmüyorsun. Ama yine de kimse fark etmiyor mu? Belki de ait hissedeceğin ya da evini bulacağın zaman daha gelmemiştir. Belki de biraz zamana bırakmalı , sürece güvenmelisin. Sonuçta ne demiş atalarımız; su akar yolunu bulur. Belkide şu an emeklediğin yol daha kendi yoluna düşmemiştir...... genç bir kızın düşüncelerinden

Zeyzü

, 1000Kitap'a katıldı.