Bir yere ait hissetmek....... Süper bir duygu. Orada düşüncelerini söylemekten çekinmezsin. Kendi davranışlarını kısıtlamazsın. Benliğini konforlu ve ait hissedersin. Ama kendini bir yere ait hissedememek.....Yabancı hissetmek. Sanki havanın fırtınalı kasvetli olduğu bir zamanda dışarı çıkmış gibi hissedersin. Kimse yok dışarıda,sadece sen varsın. Soğukla mücadele ediyorsun. Ne yapacaksın? Bilmediğin bir muhit. Sığınacak bir limanın yok. Ama farkında değilsin, bir ağacın bir duvarın dibinde kendine liman olabilirsin. Çünkü sen güçlü bir insansın. Fakat kendi kalitenin farkında değilsin. Ya da hava güneşli olsun. Mis gibi çiçek koksun. Hafif yaz yağmuru çiselesin,dursun. Gökkuşağı çıksın. Sen yine kendini ait hissedemiyorsun. Seni bir kalıba sıkıştırmışlar gibi hissediyorsun. Ama sen işte tamda orada benliğini korumalısın. Çünkü asıl ait hissetmen gereken yer kendi benliğin. Asıl o kalıplarda gelişmeyi büyümeyi sürdürmelisin. İşte biz tamda buna hayat mücadelesi diyoruz. O ortamda bulunmak zorundaysan kendini oraya ait hissettirecek ya da rahat hissettirecek ipuçları bulmaya çalış. O zaman hayatla mücadele eden bir savaşçı olacaksın. Bunun içi cesaret gerek. Korkak olursan bırak ait hissetmeyi ,kendini bile hissedemezsin. Hiç mi olmuyor? Koskoca kalabalıkta yine mi teksin? Yine mi kimse seni anlamıyor? Oysa bakışlarınla derdini anlatıyorsun. Ya da gülünce içten gülmüyorsun. Ama yine de kimse fark etmiyor mu? Belki de ait hissedeceğin ya da evini bulacağın zaman daha gelmemiştir. Belki de biraz zamana bırakmalı , sürece güvenmelisin. Sonuçta ne demiş atalarımız; su akar yolunu bulur. Belkide şu an emeklediğin yol daha kendi yoluna düşmemiştir...... genç bir kızın düşüncelerinden