Sorun ne biliyor musun?
Sorun, senden ayrı olmak değil,
Sorun, senden ayrı olup
sanki hâlâ seninleymiş gibi yaşamaya devam etmek...
Sorun dememek lazım belki de Allah için seviyorsan
yârin bıraktığı her acı seni Rabb'e meyl ettirsin ve;
Allah'a dönüp ne büyük derdim var diyeceğimize,
derdimize dönüp ne büyük Allah'ımız var diyelim.
Ne dert kalır geriye ne de bakmak geriye...
Bütün dünya gitse bir şey olmazken o gittiğinde yalnızlık gelir üzerimize. Sanki dünyada yapılabilecek her şey bir anda yok olmuştur ve sıkılmak en büyük hobimiz olmuştur. Sanki bütün şairler, yazarlar ve sanatçılar konuyu biliyormuş gibi size yazmaya başlarlar. Onu hatırlatırlar size.
Yâr,
Haram olsun bu sevdayı böyle yarıda bırakırsak eğer,
Haram olsun nefesin yanımda değilken atan bu kalp,
Haram olsun binlerce gözlerin dolu karanlık geceler,
Haram olsun yıllanan gözyaşlarım...
Vav oldum, Elif gibi sevdim,
Yazmayı bıraktım, şiir yaşar oldum...
Hadi gel sevdiğim, bu ayrılığa tövbemizi birlikte edelim...
Allah'ın istediği kulu hayal ediyorsun sonra bakıyorsun kendine,
insan düşünmeye bile utanıyor.
Yaptıklarından utanıyor.
Yediklerinden, içtiklerinden utanıyor.
Bir Filistin haberi televizyondan, elimizde malum içecek,
midemiz gaz dolu üzülüyoruz kardeşlerimize.
Hayırlı iftarlar Türkiye.