Japonya'da ve Rusya'da modernleşme, bir sosyal sınıfa dönüşen bürokrasinin üstünlüğünü korumak için kullandığı bir araç haline gelmedi. Bundan ziyade, bu ülkelerde modernleşme, çok kapsamlı bir milli büyüme ve kalkınma planının hedeflerinden biri olarak görüldü. Japonya ve Rusya örneklerinde baskın grup olan seçkinler arasında bir nebze fikir birliği sağlanmıştı. Oysaki Osmanlı'da modernleşme süreci, bürokrasi teşkilatı dışında kalan tüm rakip seçkinlerin tasfiye edilmesiyle sonuçlandı. Böylece bürokrasi her faaliyet, görüş ve çıkar üzerinde denetimi ele geçirdi. Japonya ve Rusya, yabancı kurumları ve uygulamaları ödünç alırken, bunların pratik değerine önem verdi ve bunları kendi kurumlarıyla ve gelenekleriyle uyumlu hale getirdi. Osmanlı Devleti ise, kurumları ve uygulamaları ödünç alırken pratik değere önem atfetmeksizin hareket ettiği için, oldukça faydalı olan Osmanlı kurumlarını da en sonunda ortadan kaldırdı. Bu sebeple Osmanlılar, gelenekçi grupların yeniliğe karşı şiddetli tepkileriyle karşılaştı.