"İnsanın insana nesne muamelesi yapmaya yanaşmaması insanlık onurunun bir gereğidir," dediniz. Bence yanlış. Çünkü bu, felsefe ve mantık düzeninin bir gereğidir. Eğer salt bir nesneler evreni tasarlarsanız gerçeklik gözden silinir. Nesne dünyası olasılık dünyasıdır. Siz de kabul edersiniz ki ister bilimsel ister felsefi olsun her kuram olasıdır.
İnsan kendi dışında vardır, kendi dışına çıkarak var olur. Yani ancak dışa atılarak, dışta kendini yitirerek varlaşır; aşkın (transcendant) amaçları kovalayarak var olabilir. Bu yönden alınırsa, insan ilerleyiştir, aşıştır, oluştur; ilerlemenin, aşmanın göbeğindedir. Nesneleri dahi bu ilerleyişe, bu aşışa, bu oluşa göre yakalar. Demek ki insancıl bir evrenden, insancıl öznellik evreninden başka evren yoktur.