Beyaz adamın, zalimleştikçe yıktığı şeyin aslında kendi özgürlüğü olduğunu anladım. Bir çeşit boş, kuklavari, kalıplaşmış EFENDİ figürüne dönüşmüştü. Tüm yaşamını “yerli halkı” baskı altında tutmakla geçiren ama herhangi bir kriz durumunda onların beklentilerini karşılamak zorunda olan bir figür…