Ali Yıldırım

Ali Yıldırım
@Gewissensruf
Herkesin hakikati kendine
Sevişmek, öyle bir kirletildi ki küfürlere malzeme edildi. En güzel duygular, en güçlü hazlar bir küfre dönüştü. Yolda, maçta, evde, dışarıda her yerde kirletildi. Bu hale getirilen bir cinsellikten zihin elbette korkar, kaçar ve saklanır. ● Aret Vartanyan 📚 İnsanız Ayıbı Yok
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BEKLEMEK Bunca yıldır kimi beklemişim ben, Nedir içimde bu altın ağarma? Hangi ses her gece ve hangi yerden Sonsuzluğa beni çağırmada. Duyuyorum çok uzaktan gelenin Kanatlarını cama vurduğunu, Duyuyorum titreyip durduğunu İçimde bu gecikmiş beklemenin. Yakın mı fısıldayacağın gece Benim umduğum sabahı ey rüya? Bak zaman bu ömrü sürüklemede Yıldızları bizim olan kıyıya. (M. C. ANDAY)
Think I will miss you forever Like the stars miss the sun in the sky. Latters better than never, summertime sadness. Lana D. R
En sevdiği renk koyu yeşildi.Siyah demişti aslında ama bence koyu yeşili daha çok seviyordu. En sevdiği yemek kırmızı mercimek çorbasıydı güzelde yapardı. Turşu ve jalepano sevmiyordu. En çok savunduğu şey kadın hakları ve adaletti. Bana ilk yazışı 8 eylül. Haksızlığa tahammül edemezdi. Çok sağlam duvarları vardı. Yıkmaya çalışmadım hiç, kendiliğinden içeri almasını istedim. İçeri girdim de aslında. Büyümek zorunda kalmış bir çocukla tanıştım. Bir o kadar savunmasız ama aynı zaman da o kadar güçlüydü ki.. Kalbi kırıldığında ya da sinirlendiğinde müziğe sarılırdı. Ordan anlardım üzüldüğünü. Sevdiği insanların yanında olmasını isterdi. Olmadığı zaman küçük bir çocuk gibi küskün beklerdi. Aşka dair iyi anıları pek yoktu. O yüzden duyguları ağır basarsa uzaklaşmaya başlardı. Sevmemiş, üzülmemiş, kızmamış hatta canı hiç yanmamış gibi yapardı ama içinde en çok o yaşardı. Mutlu olunca öyle güzel gülerdi ki en çok gülüşünü özlerdim. Ama fazlaca da inatçıydı. Savaşması gereken bir şey olduğunda asla pes etmez üstüne giderdi. O kadar çok yara almıştı ki yaralarını kendi sardığı için kimseye ihtiyaç duymaz hala gelmişti. İçinde o kadar yalnızdı ki kimsenin bunu göremediğini düşünürdü. O kadar toydu ki bazı şeyleri görse de ne yapacağını bilemezdi bazen. Kalbine son dokunuşum 21 nisandı. Şimdilerde mutlu gibi görünüyor. Aklım onda kalmıyor çünkü bensiz de çok mutlu. Bir detayı atladım sesi çok güzeldi. Hatta öyle güzeldi ki o konuşurken uyumak isterdim. Ama onun uyumasını izlemekte en mutlu olduğum anlardandı. Onun beni sevdiğini hissettiğim iki an vardı. İlki şarkı da o sözü seviyorum diye aynı şarkıyı bir kaç kere söylemesiydi. İkincisi ise ona yemek ye yazmıştım. Onun haberi yoktu ama onu dinliyordum ve yemek yiyip çok acıkmışım demişti.Sanırım bu iki an bir çok şeye değerdi.
"Kimse bilmez iken, vücudum Varlığın pinhan idim. Kimse görmez iken, evvel yine insan idim."