Fortis Fortuna Adiuvat
Antik Mısır ve Roma Hastası...
"Hayatımın, başı ve sonu belliydi; hiç olmazsa ortasını kaçırmamalıydım..."
instagram.com/cerokili_gezgin
1950'lerin Türkiyesini ;
Siyasi, Ekonomik, Kültürel yaşamını bi gevurun gözüyle görüp okumak keyifliydi.
Anadolu'nun güzelliğine dair bazı ufak tefek yanlış bilgiler olsa da bı gevurun penceresinden yeni yeni şeyler öğrenmek güzeldi.
Gerçekten Türkiye dünyadaki nadir cennet köşelerden biri.
Sadece kıymeti bilinmiyor. Varlık içinde yokluk çekenlerin ülkesiyiz. Ülkenin tüm zenginliğini sömüren malum kesim. Onlardan arta kalan kırıntılar ise bizlerin payına:)
İyi okumalar,
Güzel paylaşımlar.
Başka bir Kayserili, eşeğini satmak isteyen satıcıdan eşeği satın almak istemiş. Kayserili Yahudiye: 'Eğer eşekle konuşmama izin verirsen, sana beş kuruş veririm' demiş.
Yahudi izin vermiş. Kayserili de megafonla eşeğe bir şeyler söylemiş ve eşek de havaya sıçrayıp satıcının tezgahını dağıtmış.
Yahudi, Kayseriliye 'Bana ona ne söylediğini söylersen sana on kuruş veririm demiş.
Kayserili cevap vermiş: 'Ona dişi bir eşeğim olduğunu söyledim."
Yahudi Kayseriliye on kuruş vermiş.
Kayseri halkı da Aberdeen halkı gibi keskin zekalaıyla ünlüdür.
Hatta bilinen bir fıkra vardır: "Okuma yazma bilmez ama Kayserilidir" derler. Hatta Kayserililere bir zamanlar 'eşek boyayıcıları' da demişler. Hikayeye göre Kayserililerden biri beyaz eşeğini satmış, sonra eşeği sattığı kişiden çalmış; siyaha boyamış ve de tekrar aynı satıcıya satmış..