Gülden Gültekin

Gülden Gültekin
kaderine ağıt yakanlar var, yaşarken kendi mezarları başında ağlayanlar var, vaktinden önce yaşlananlar var. youtu.be/F3i4nqrEsNc
Ağızlarında tüten izmariti bir kültablasına bastırır gibi çiçek saksısının toprağına batırıp savuşuyorlar. Bir çiçeğe bakmaktan aciz adam, bir çocuğa nasıl baksın?
Sayfa 223·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sivas şehrinin merhum Muhsin Yazıcıoğlu'na duyduğu sevgiyi ifade için belediye seçimlerinde topyekun onun partisine oy vermesi nedir? Şudur: Sivas tüm nüfusu ile saygı duruşunda bulunmuştur. Bunu bir yere yazın önemlidir.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Müziğini kaybeden ülke ruhunu kaybeder. Onun artık bir kalbi olduğunu söyleyemeyiz. Belki de bütün değerlerimiz gibi (başta ahlâk) müziği de hor kullanarak buruşturup attık.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Ülkede tuhaf şeyler yaşanıyor. Kültür sarayları peş peşe açılırken sinemalar, tiyatrolar kapanıyor (veya devlet desteği istiyor), kitap satışları sürekli düşüyor (bir yayıncı olarak söylüyorum; altmışların sonu yetmişlerin başında bir kültür kitabının ilk baskısını 3-5 bin basardık; şimdi bine olmadı beş yüze düştü); bundan geçtim gazete satışı bile artmıyor. Nedense tv kanal sayısı artıyor (şaşılacak şey).
Sayfa 101·Kitabı okudu
Mevcut anayasanın sağından solundan çekiştirip değiştirerek bir yere varmak mümkün değildir. Bunda dahi iktidarın zorlandığına şahit oluyoruz. AB yolunda yapılanlar havai fişeklere benzer. Bizi umutlandırır, neşelendirir. Ama bir anlık parlamadır bu, devamı gelmez. Hukuk "güçlünün koyduğu kanun" olmamalı. Türkiye aklını başına toplamalı, bu işlere başlayalı iki yüz yıl geçti, şimdiye kadar çoktan hal yoluna konulmuş olmalıydı. Toplum belli bir seviyede olgunluk kazanmıştır, halkın sağduyusuna inanmalı, değerlerine saygı göstermelidir. Çevreler birbirini tanıyor. Bir dayatma değil "toplumsal anlaşma-sözleşme'ye ihtiyacımız var. Bir arada yaşamak budur. Bunlar aslında çokça söylenmiş, hâlâ söylenmekte olan sözlerdir. Söz fazla tekrar edilirse yalama olur, dikiş tutmaz. Seçkinlere düşen burnunun dikine gitmemek, dediğim dedik davranmamak olmalıdır. Toplum kendi seçkinlerine güvenmelidir.
Sayfa 96·Kitabı okudu