Ya da gazetelerde okuduğunuz öyküleri anımsadınız, hendekler diye de ormanlarda ya da terk edilmiş kiralık odalardaki buzdolapları bulmuş kadınlar hakkında-sıklıkla kadınlar ama kimi zamanında erkekler ya da en kötüsü çocuklar- elbiseler üstünde ya da çıplak, cinsel saldırıya uğramış ya da değil; ama her durumda öldürülmüş. Yürümek istemediğiniz yerler vardı pencereye de kapı kilitleri ile ilgili perdeleri çekmek ve ışıkları açık bırakmak gibi önlemler vardı aldığınız. Yaptığınız bu şeyler dua gibiydi onları yapar ve sizi koruyacağına umut ederdiniz hem çoğu zaman kururlardı da ya da bir şey korumuştu hala hayatta olduğunuz gerçeğini çıkarabilirdiniz bu sonucu.
Aşık olmak ,dedim. Aşka düşmek, hepimiz yapardık . O zaman şu ya da bu şekilde ,onu nasıl hafife alabilmişti böyle ! Küçümsemiş gibi hatta sanki bizim için önemsizmiş ,bir gösteriş bir kaprismiş gibi. Aksine zahmetliydi. Temeldeki şeydi ; kendinizi anlamanızın yoluydu ;eğer başınıza hiç gelmediyse bir kez bile ,mutasyona uğramışsınız demektir , dış dünyadan bir yaratık. Herkes bilirdi bunu.
Belki de bunun kontrol ile hiç ilgisi yoktur. Belki de bunun kimin kime sahip olabileceği, kimin kime ölüme varıncaya dek ne yapabileceği, ve bundan yakasını sıyırabileceği ile de bir ilgisi yoktur aslında. Belki kimin oturabileceği ve kimin diz çökeceği, ayakta duracağı ya da bacakları açık yatmak zorunda olduğu ile ilgisi de yoktur. Belki de kimin kime ne yapabileceği ve bunun için affedilceği ile ilgilidir. Sakın bunların aynı kapıya çıktığını söylemeyin.
Ola ki bir erkeksiniz, gelecekte bir zaman ve buraya kadar geldiyseniz, lütfen şunu unutmayın: Bir erkeği, bir kadın olarak affetme gereğinin baştan çıkarıcılığına ya da duygusuna asla maruz kalmayacaksınız. İnanın bana ,karşı koyması zordur. Ama affetmenin de bir güç olduğunu unutmayın. Onun için dilenmek bir güçtür, onu elinde tutmak ya da bahşetmek bir güçtür ,belki de en büyüğü.