Yıldırımın oğlunu yönetici olarak yetkilendirmesiyle kitap başlıyor. Yenilgiyle sonuçlanan savaşın sonunda esirlik be taht kavgaları ile geçen bir dönemi anlatıyor. Osmanlıyı kurtarma macerası...
Çelebi Mehmetİsmail Bilgin · Erdem Çocuk · 201910 okunma
Manevi duyguları karışmış bir kızın hakikatı araması başarılı bir şekilde işlenmiş. Nur ve Sinan'ın tanışmasıyla başlayan kitapta, farklı hayatlara yer verilmiş.
YILKI ATI
İbrahim, kış için Dorukısrak’a yem bulamıyor. Onu bahara kadar yılkıya gönderiyor. Fakat at, birkaç kez köyün yolunu bulup eve dönüyor. İbrahim de onu tekrar salıyor. Bir süre sonra ormana gidiyor. Ormanda Aygır ve Çılkır isimli adlarla tanışıyor. Doru’nu n taya duyduğu özlemini anlatıyor. Çılkır Doru’yu Aygır’dan kıskanır. Çılkır ile Aygır birbiriyle didişir. Bu mücadeleden sonra Doru, atların kalabalığına karışır. Kendini atların arasında rahat hisseder. Kurtlar bir gün atlara saldırır. Aralarında zorlu bir mücadele geçer. Yorgun düşen atı bir köyden Hıdır emmi adında biri görür. Atı ahırına getirerek onu tedavi eder. Hıdır emmi Dorukısrak’a acımıştır. Bu sırada ormandaki atlarla kurtlar gene kapışır. Bu kapışma, Çılkır atın başının toprağa düşmesiyle son bulur. Çılkır, kurtlara direnememiştir. Doru iyileşmiştir. Hıdır emmi işlediği sevap için kendini mutlu ve rahatlamış hisseder. İçinde yardım etmenin huzuru vardır. Bahara doğru, Hıdır emmi, atı tekrar orman salar. At, geldiği yöne gidince arkadaşlarını görür. Onların yanına gidince gözleri bir atı arar. Çılkır at yoktur. Doru çok üzülür. Olduğu yerde kalakalır. Yalnız olduğunu hisseder. Köylülerin dilinden yazılmış bir kitap. Köydeki ağır kış şartlarını köy şivesiyle ele almış. Üssünoğlu İbrahim’in çektiği yoksulluğu ve hayallerini doğal bir üslupla yazmış. Doru’yu pazarda ilk kez gördüğü günden bugüne kadar atını anlatmış. Atın neler yaşadığı atı konuşturur gibi, insansı benzetmelerle ve betimlemelerle gözler önüne seriyor.