Erkek çocuklarına sandıklarının ve toplumun dayattığının aksine duygularını yaşamalarının ve dile getirmelerinin onları kadınsı yapmayacağı açık açık belirtilmelidir. Çünkü onlar muhtemelen dışa vurulacak ve ayan edilecek bir duygu varsa onun sadece kızgınlık olduğunu sanıyorlar.
“İşler yolunda gittiğinde yaşayacaklarınız yüksek akademik başarı elde ettiğinizde size verilecek aferinlerden başkadır.Çünkü kendi isteğiyle ve kendi başına bir şeyi başarmış bir çocuğun yüzü güneşten daha aydınlıktır ve bu aydınlık üzerinizdeki dünya garabetini sıyırıp atar.Zaten girdiğiniz aferin yarışını da hiçbir zaman kazanamazsınız.Yarışa girmek bile kaybettiğiniz anlamına gelir.Kendi değerinizi idarecilerinizin ağzından çıkacak bir övgü sözüne bırakmayın.”
Aldıktan sonra konuşamam diye çekimser davrandığım ve okumayı ötelediğim bir kitaptı ama okuduktan sonra daha önce okumadığıma hayıflandım.
Kitap,dilin yirmi âfetinden bahsediyor.İnsanı sarsarak daha iyiye yönelmeye ve yanlışlarını görmeye sevk ediyor.
Okuduktan sonra susmanın konuşmaktan çok daha faziletli olduğunu şiddetle idrak ediyor,konuşmadan önce söyleyeceklerinizi süzgeçten geçiyorsunuz.
Kesinlikle okunması ve hayatımıza nakşetmemiz gereken bir kitap.
Hepimize hayrı konuşmak,konuşmayacaksak susmak payı düşsün.