Herkes kendi yalnızlığı içinde, bir başka yabancıyla sık görüşebilir.
Günlük iletişimde görülen sayısal artış, kişilerarası ilişkilerde derinliği yüzeyselleştirmiş, sıcaklığı soğutmuş ve sürekliliği geçici yapmıştır.
Kişi, iletişim kaynaklarının etkisi altında, kendi sorunlarının ne olduğunu kendisi tanımlama durumundan çıkar; sorunlarının ne olduğunu ya da ne olması gerektiğini örgütlenmiş, güçlü iletişim merkezleri kendisine empoze eder.
Toplumsal kalkınma çabasına giren toplumun her bireyi sürekli yeni bilgiler, yeni beceriler öğrenme durumundadır. Bütün ülke bir anlamda okuldur ve toplumun her üyesi de öğrenci.