İnsan İnsana (Yeniden)

·
Okunma
·
Beğeni
·
13,6bin
Gösterim
Adı:
İnsan İnsana
Alt başlık:
Yeniden
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
268
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751402967
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
İnsan İnsana
İnsan İnsana
İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak "yeniden tanımlanan" bir varlıktır. Doyumlu ve mutlu bir yaşam için kendinizi yeniden tanımlamada kullanacağınız bilgi ve becerileri, "Yeniden İnsan İnsana"da bulacaksınız.
"Yeniden İnsan İnsana"yı okuduktan sonra, çevrenizdeki "iletişim kazaları"nı görebilecek, kendinizi ve sevdiklerinizi bu "kazalar"dan koruyabilme olanağını bulabileceksiniz.
(Arka Kapak)
268 syf.
·9 günde·9/10
(Öncelikle kitapta bazı uygulamalar vardı.bazılarını yaptım bazılarını yapamadım.kesinlikle uygun bir vakitte yapmaya calışacagım.)
Bu kitabı Türkiyede yaşayan herkese okutmak gerekli diye düşünüyorum.Gelin görün ki geleneksel düşüncede çok fazla insan olduğu icin, yazılanları elestirecek ve uygulamayı denemek yerine kendi bildiğini okuyacak hatta sacma bulacak bircok insan cikacaktır.
Bir insanın sizi yanlış anlaması ve size karşı saldırıya gecmesinde temel sebep iletişim dilini kullanmayışımız olduğunu ögrendim. İletişim hakiki bir sanat ve eğitimi okullarda verilmeli diye düşündüm.tabi okullarda eğitiminin verilebilmesi için bu eğitimi veren insanların da eğitilmesi şart.hatta anneler ve babaların anne ve baba olmadan bu iletişim inceliklerini bilmeleri şart.daha kapsamlı olarak devletimizin idaresinde bulunan ve bulunacak olan her memurun, baskanindan tutun da temizlik elemanina kadar herkesin iletişim adına eğitilmesi gerekiyor. Kısacası insan insana yaşamak icin insanca bir tavır içerisinde olmamız gerekiyor ki bu da iletişim inceliklerinden geçiyor.
Kitap bana diger insanlara karşı daha hoşgörülü ve bilgece bakmayı öğretti.karşınızda size saygısızca tavırda bulunan insanlarla bile ince bir hoşgörü ile kendi seviyenizi düşürmeden nasıl iletişim kurabileceğinizi öğretti.insanların kabul edilemeyecek düzeydeki davranışlarının nedenlerini görmeyi ögretti. Kısacası peygamber sabrını öğretti bu kitap bana.
Tesekkürler Doğan Cüceloğlu
MATHEMAZEL
268 syf.
İletişim fakültesinde öğretilen tüm temel bilgilere çok güzel detaylarla yer verilmiş. Her bakış açısından ele alınarak iletişim psikolojisi incelenmiş okumaya değer bir kitap.
288 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Üstün Dökmen'in öğrencilik yıllarında yazdığı olağanüstü şiirle başlayan,yine Aziz Nesin'in insanımızı adeta betimleyen eşsiz alıntılarıyla devam eden ve sürekli bu tempoda devam edeceğini arzu ettiğim ama edemeyen bir eser olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. Kitabı; Eğitim Bilimleri için okuyacak bir üniversite öğrencisi için oldukça da faydalı buluyorum dersem haksızlık etmiş olmam sanıyorum çünkü savunma mekanizmalarından iletişim türlerine eğitim/psikoloji bandında birçok tanımlamaya oldukça fazla bir şekilde rastlıyoruz . Gerekli miydi bence hayır . Yine batılı birçok araştırmacıdan alıntı yapılan çalışmalar keyifli bir okuma için olması gereken kadardı diyebilirim . Birkaç cümleye indirgeyecek olursam genel anlamda kitap iletişim üzerine çok güzel tahliller sunmuş ve kişinin gerek bilişsel gerek fikirsel anlamda kendini geliştirmesine olanak sağlamış . Dili gayet anlaşılabilir her kademeden insanımıza hitap eden türden . Ancak eser son 30 sayfaya girdiği anda bir anda evrim geçirerek okuyucuyu şaşkına çevirecek şekilde konu ve bağlamdan uzaklaşıyor, bu tamamen, kendi görüşümdür içerisinde her türlü subjektifliği bulabilirsiniz ve ön kabulümdür. Yazar ; Temel kültür varsayımları başlığı altında özgürlükçü çağdaş anlayış ile geleneksel otoriter kültürü 15 maddede karşılaştırmış . Ve üzülerek söylüyorum bırakın sadece "objektif olmaktan uzak" denilerek eleştirmeyi . Tarafgir,ötekileştirici,gerçeklik ve sınanabilir bilgiler içermeyen, hayal ürünü bir geleneksel otoriter kültür tanımlaması yapmış . Bunu yaparken bilimsel bir yöntem ile tahlil yapmasını beklediğimiz psikoloji bilimi ile ilgilenen bilimadamı/yazarımız bu metodu terk ederek "geleneksel otoriter kültür" tanımlamasını genelden çok çok özele indirgeyerek İslam bağlamında bazı tahlillerde bulunmuş . Yine maalesef ki çözümlemeler bir bilgi yoksunluğunu bilinçli ve bilgili okuyucuya bağırır cinsten . Geleneksel otoriter kültürü İslam bağlamında değerlendirerek aslında İslam'dan olmayan davranış şekillerini İslam'a mal etmek gibi garip bir anlayışla karşılaşıyoruz . Bu eleştirim kesinlikle bir radikal İslamcı anlayışı ile değil aksine bilimselliğin ışığında yapılmış bir eleştiridir. Aynı şekilde Hristiyanlık veyahut herhangi başka bir din üzerinden yapılacak yanlış metodlu ve yanlış bilgiler içeren bir tahlil de aynı eleştirilere maruz kalırdı. Örneğin ; Geleneksel otoriter kültürün zaman algısı şu şekilde izah edilmiş: "Geçmiş, şimdi ve gelecekten daha önemlidir.Gelecekte ne olacağını biz bilemeyiz, kaderimizde ne yazılıysa o olacaktır. Geleceği planlama, zamanını verimli biçimde kullanma insanoğlunun elinde değildir; geleceği planladığını düşünenler, aslında kendilerini avuturlar." Yazarın geleneksel otoriter kültür adı altında kitabın ilgili bölümlerinde pek çok kez İslam'ı işaret ettiği ancak bahsettiği algılama şekillerinin İslam ile alakalı dahi olmadığını söylemek su götürmez bir gerçektir. Örnekte de görüldüğü gibi bu ve benzeri ayrıca daha şiddetli olmak üzere sağlıklı bir zemini bulunmayan tahliller hayret verici cinsten. İlerleyen sayfalarda "Türkiye Cumhuriyeti'nin özgürlükçü çağdaş anlayış temelleri üzerine kurulması için Cumhuriyet reformlarına girişilmiştir." gibi bir cümle ile karşılaşıyoruz ve hayretimiz yerini yavaş yavaş anlamlandırmaya bırakıyor . Bu anlamlandırmayla birlikte konusu ve ihtivası belli olan böyle bir kitaba politik/siyasi söylemlerin neden eklendiği merağımızı celb etmeye devam ediyor. Şunu ilave etmek istiyoruz bir rejimi/kişiyi/toplumu vs. över iken neden bir diğerini yermek ve de yanlış ve hayal ürünü izahlar üzerinden yermeye gider bilimsel bir çalışma ? Okurlar yine ilerleyen sayfalarda " Bilal Alkan " örneği ile karşılaşacak örnek yerli yerinde güzel yorumlanabilirse toplumumuzdaki birçok çarpıklığı özetler cinsten lakin yorumlama da yine değişik ve beklemediğimiz bir mal etme ile karşı karşıya kalıyoruz.Bilal Alkan adlı kahramanımızın yasal yollardaki açıklıklar nedeni ile yaşamış olduğu mağduriyet komik bir şekilde izah edilmiş;" Bilal Alkan'ın düşünüş ve davranışı haklıdır; çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kağıt üstünde yazılı yasalarına ve Cumhuriyet reformlarının amaçlarına uygundur.
Ne var ki, icra memuru, savcı ve adalet bakanlığı görevlisi, geleneksel otoriter kültürün, tarihsel kökenli,devlet vermez, alır! anlayışı içinde yetiştikleri için, görünüşteki soyut demokratik değerlerle,gerçekte içimizde yaşayan otoriter değerler arasında bir çatışma söz konusudur." Yazar belli bir ideoloji yönetim şekli veya herhangi başka bir ütopyaya eserinin son bölümünde eserle bağımsız bir şekilde (politik/siyasi) yer verecek diye maalesef ki bocalamış. İlerleyen sayfalarda yazar "laik bir cumhuriyetin resmi görevlileri olan imamlar" tanımlaması yaparak öne sürdüğü yanlı ve yanlış bilgilerle davranışının perde arkasını açık etmekte zaten . İslamiyetin kaideleri beğenirsiniz veya beğenmezsiniz uyar veya uymazsınız herkesin kendisinin bileceği iştir elbette ama harfiyen İslamiyetin gerektirmiş olduğu kuralları "yobaz bir imamın" fikirleri imiş gibi eserinde zikreden yazar okurun gözünde kendi alanından uzaklaşmış objektif olmayan anlam verilemeyen bir hal almış ve okuru adeta bir manifesto ile karşı karşıya bırakmıştır . Üzerinde durulması gereken birçok anlamsız husus mevcut kitapta lakin teker teker üstünde durmak sabır gerektirir cinsten . Sonuç itibariyle ; okuyacağım kitaplar/yazarlar listesinden çok okumayacağım kitaplar/yazarlar listesi yapmayı yeğleyen şahsım için Doğan Cüceloğlu en azından uzun bir süre okumayacağım yazarlar arasında yerini aldı.
268 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Daha anlayışlı, hoşgörülü ve sağlıklı iletişim kurabilmek ve kaybolan değerlerimizin farkına varabilmek adına çok güzel bir kitap. İletişim becerilerini geliştirmek için güzel tavsiyeler bulunuyor. Okurken kendinizdeki birçok eksikliği de farkedeceksiniz. Hem çok bilgilendirici hem de çok samimi bir eser, okunmasını tavsiye ediyorum.
268 syf.
·106 günde·Puan vermedi
Doğan Hoca'nın en iyi kitaplarından biri. Bu kitabı okuyarak davranışlarımı sorgulama yeteneğimi biraz daha geliştirmiş oldum. Sadece kafamda birkaç soru var. Ve umarım bir gün Doğan Hoca'ya sorma imkânım olur.
268 syf.
·19 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitapla beraber "iletişim" deyip geçtiğim üzerinde çok da düşünmediğim bu olgunun hayatımda aslında ne kadar çok yeri olduğunu gördüm. Bu zamana kadar ilişkilerde yaşadığım çatışmaları daha sağlam bir nedene dayandırabildim "vay be demek böyleymiş" dedim. İletişimin temel varsayımlarını öğrendim ve yaşadığımda çatışmaları bu temel varsayımlarla anlamlandırdım. Mesela iletişimin temel ögelerinden "ilişki ve içerik düzeyi vardır" ögesini bilmek bana farklı bakış açısı kazandırdı.Umursanmamanın insan ruhunda nasıl yara açtığını öğrendim. Kitabın sonlarında da yazar Türk insanının yaşamını iletişim ve kültür açılarından ele almış. Türk insanının geleneksel otoriter kültür ve çağdaş kültür arasındaki bocalamalarını daha açık hale getirmiş. Doğan Cüceloğlu'nun okuduğum kitaplarında hep bu hisse kapıldım. Çok karmaşık açıklanabilen şeyleri çok sade bir dille çok güzel örneklerle açıklıyor ve yepyeni bir bakış açısı kazandırıyor. Bu kitabın ders kitabı olarak üniversitelerde okutulmasını dilerdim. Çok farklı bakış açıları kazanırdık ve etrafımıza da öğreneceğimiz bu güzel bilgilerle daha da faydalı olabilirdik. Mutlaka okunması ve hayat tarzı haline gereken bir kitap. Ben de bunu yapabilmeyi diliyorum..
278 syf.
·17 günde·Beğendi·8/10
Herkese GÜNAYDIN! Bugünün kitap yorumu Doğan Cüceloğlu'ndan İnsan İnsana. Okuduğum ilk kişisel gelişim kitabı olduğu için açıkçası çok büyük merak içindeydim. Genelde roman tarzları okuduğum için okurken garip hissettim biraz. Ama güzel bir deneyimdi. Doğan Cüceloğlu'dan okunacak 2 kitabım daha var, ileride onlarında yorumlarını girerim. Bu kitabı sevdiğim bir öğretmenimin tavsiyesiyle aldım, iyi ki de almışım. Kitabın arka kapağındaki yazıyla bitireyim yazımı. Bol kitaplı günler!

İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak "yeniden tanımlanan" bir varlıktır. Doyumlu ve mutlu bir yaşam için kendinizi yeniden tanımlamada kullanacağınız bilgi ve becerileri, Yeniden İnsan İnsana'da bulacaksınız. Yeniden İnsan İnsana'yı okuduktan sonra, çevrenizdeki "iletişim kazaları'nı görebilecek, kendinizi ve sevdiklerinizi bu "kazalar"dan koruyabilme olanağını bulabileceksiniz.
268 syf.
Toplumumuzda iletişim,insan ilişkileri,psikoloji kavramlarını özetle net bir şekilde anlatmış yazarımız.
Benim en çok dikkatimi çeken başlık
“Ne kadar dinliyorsun”oldu.Bazı eksik noktalarımı ve insanları yüzeysel dinledigimi,aslında ne demek istedigini ne düşündügünü net anlamak için daha iyi kendimi vererek dinlemem gerektigini daha iyi kavradım.Çok fazla ayrıntıya girmeyip sıkmadan akıcı bir dilde iletişimin ne oldugunu anlatmış yazarımız ve harika bir kitap olmuş.
Kitabın arka kapağında yer alan ‘ İnsan ilişkileri içinde sürekli olarak ‘’ yeniden tanımlanan’’ bir varlıktır. Doyumlu ve mutlu bir yaşam için kendinizi yeniden tanımada kullanacağınız bilgi ve becerileri İNSAN İNSANA’DA bulacaksınız ’ yazısı kitap hakkında ki düşüncelerimi genel olarak tanımlar nitelikte. Kişisel gelişim kitaplarının arttığı, rağbet gördüğü ve hatta bazı kesimlerce eleştirildiği bir dönemdeyiz. Öğüt vermekten ileri gidemeyen, kendini tekrar eden ve insanlara bir katkısı bulunmayan birçok kişisel gelişim kitabının olduğunu düşünüyorum. Ama bu önyargımızı yıkan bir eseri size takdim etmek istiyorum. Öncelikle yazarımız hakkında biraz bilgi verecek olursak; Doğan Cüceloğlu, İstanbul Üniversitesi psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra ABD’de Illınois Üniversitesi’nde Bilişsel Psikoloji alanında doktorasını yapmıştır. 1996 yılından bu yana Türkiye’de üniversite öğrencilerine, öğretmenlere, ana-babalara ve iş adamlarına yönelik seminerlere, konferanslara ve atölye çalışmalarına ağırlık vermiştir. Cüceloğlu, Türk insanın düşünce, duygu ve davranışlarını bilimsel psikoloji kavramları içinde inceleyen kitaplar yazmaktadır.




Esere gelecek olursak kitap iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısmında insan ilişkilerinin temelini oluşturan iletişim süreçleri, bizim topluma özgü gözlemlerle ayrıntılı olarak sunuluyor. İkinci kısımda, iletişim ilişkilerinin temelinde yatan kültürel varsayımlar çerçevesinde, toplumuzda yer alan bazı iletişim olayları inceleniyor. Birinci kısmın ilk bölümünde Üstün Dökmen’ in bir şiiri yer alıyor. Hatta yazarımız kitaba neden ilk bu şiirle başladığını, bu şiirin onda ne anlam ifade ettiğini ve bu şiirle ilk karşılaşma macerasını dile getiriyor. Kitabın ilk bölümünde insan ilişkilerinde iletişimin tanımına, gereğine, düzeylerine, beden duruşuna ve iletişimin toplum üzerindeki konumuna uzun uzun yer veriyor. Cüceloğlu, toplum ve iletişim konusu üzerine şu cümleleri kuruyor’ Toplumsal sorunların demokratik çözümü için karşılıklı, iki yönlü iletişim gereklidir. Böyle bir iletişim gerçekleştirilmediği sürece, sorunların çözümüne ulaşılamaz.’ (s.12)
Eserin ikinci kısmında yazar iletişimi ‘Değişen Türk Toplumu İçinde İletişim’ konu başlığı ile ele almış. Modernleşme süreci içinde bulunan Türk toplumunda eski be yeni, geleneksel ve çağdaş yan yana bulunur. Yemek kültüründen tutun, giyinme barınma okuma ve hatta okutma kültürü olarak bile modernleşmeye doğru yol alıyoruz. Modern yozlaşma adı altında eski adet ve geleneklerimiz bir bir unutuluyor ve arkaya atılıyor. Bu durumdan her ne kadar yakınsakta modernleşme sürecinin içinden kendimizi sıyırıp atamıyoruz. Aynı ailede bulunan insanların bile birbiri ile gün içinde çok az sayıda iletişime geçtiğini öğrenmek, ya da bu gerçekle yüz yüze kalmak içler acısı. İletişimimizin temellerini başta ailede atmazsak ilerleyen zamanlarda yaşanan kültür yozlaşmasına dur diyemeyiz. Yazarımız ise bu konuyu gezi hatıraları şeklinde yazdığı kısımlarda açık bir şekilde anlatmış. Havalimanında, uçakta ve hatta takside dahi karşılaştığı insanlarla olan iletişimini gözler önüne sermiş. Yazarımız eserin her bölümünde küçük küçük örnekler, anekdotlar ve anılarla kitabı tamamen ders veya okul kitabı niteliğinde olmaktan kurtarmış. Kitabın ilk basımının 1991 tarihli olduğunu gördüğümde çok şaşırmıştım. Dünyada oluşumdan daha da önce var olan bir eseri neden elli yedinci baskısında okudum diye kendimi sorgulamadım değil. Kitabı iletişimsizlik vebasından kurtulmak isteyen ve doğru iletişim nedir sorusu ile yola başlamak isteyen herkese öneririm.
268 syf.
Kendinizi tanımanıza , kendinizle iletişiminizin ölçüp tartılmasına, çevreniz ve toplumsal ilişkilerinizdeki boyutun irdelenmesine. Evliliklerdeki, arkadaşlık, dostluklardaki , iletişimlerinizin gözden geçirilmesine. Tüm ilişkilerin ,iletişimdeki rolünün önemine vurgu yapılmış. Ve tüm ilişkilerin sağlam temelini, insanın ilk önce kendisi ile olan iletişiminden geçtiği anlatılmış. Çok faydalı bir eser , anne baba iseniz çocuğunuzla, eşinizle nasıl doğru iletişim kurabilirsinizin yanıtları sıralanmış. Her türlü İletişiminizi bu kitapta kendinizi sogrulayarak gözden geçirebilme imkanı bulabilirsiniz. Tavsiye ederim
268 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Bu kitapta günümüzdeki ilişkilerinin iletişim sorunlarına parmak basıp herkesin kolayca anlayabileceği çözüm yolları sunuyor yazar. Okudukça ne kadar hatalı davranıp işleri zorlaştırdığınızı fark ediyorsunuz. Kendini iletişim konusunda geliştirmek isteyenlerin mutlaka okumasını öneririm.
Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse,
       Kınama ve ayıplamayı öğrenir.

       Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse,
       Kavga etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa,
       Sıkılıp, utanmayı öğrenir.

       Eğer bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse,
  Kendini suçlamayı öğrenir.

       Eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse,
       Sabırlı olmayı öğrenir.

       Eğer bir çocuk desteklenip, yüreklendirilmişse,
       Kendine güven duymayı öğrenir.

       Eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse,
Takdir etmeyi öğrenir.

       Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse,
       Adil olmayı öğrenir.

       Eğer bir çocuk güven ortamı içinde yetişmişse,
       İnançlı olmayı öğrenir.

       Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse,
       Kendini sevmeyi öğrenir.

       Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,
Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir. (Nolte, 1975.)
Ahlakın Tarifi

Oğlu ortaokula gidiyordu. Akşam eve gelince derslerine yardım ederdi. Yemekten sonra sordu:

"Oğlum, derslerin nasıl, çalıştın mı, yarın ne var?"
"Ahlak çalıştım, baba."
"Anlat bakayım."

Çocuk geçti karşısına, papağan gibi bir solukta okudu:
"Ahlak, hulk'un cem'idir. Hulk tabiyyat ve seciyye demektir. Buna huy denir. Seciyye ve huy denilen şey, insanda yerleşmiş melektir. O melek sebebiyle nefisten ef'al kolayca çıkar."

Şaşırdı: "Oğlum bu ne? Nereden ezberledin bunu?"

"Ahlakın tarifi, öğretmen yazdırdı."

"Bir şey anladın mı?"

"Yoo! Anlamak şart değil ki! Kimse anlamıyor, ezberle yeter!..."
Birine tam yüzünüzü dönmüş olmanız, o kişiyle iletişim kurmaya önem verdiğinizi, o kişiden yüzünüzü çevirmenizse buna pek istekli olmadığınızı ifade eder.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İnsan İnsana
Alt başlık:
Yeniden
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
268
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751402967
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Baskılar:
İnsan İnsana
İnsan İnsana
İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak "yeniden tanımlanan" bir varlıktır. Doyumlu ve mutlu bir yaşam için kendinizi yeniden tanımlamada kullanacağınız bilgi ve becerileri, "Yeniden İnsan İnsana"da bulacaksınız.
"Yeniden İnsan İnsana"yı okuduktan sonra, çevrenizdeki "iletişim kazaları"nı görebilecek, kendinizi ve sevdiklerinizi bu "kazalar"dan koruyabilme olanağını bulabileceksiniz.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1.772 okur

  • Sude Akipek
  • Tuğba Demirtaş
  • Zeliha
  • Burcu nacar
  • Havva Nur Akıncı
  • Latife Özdemir
  • Tebessüm memis
  • Esma Çakar
  • Hilal eren
  • Sena Özsoy

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.9
14-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%9.9
25-34 Yaş
%29.2
35-44 Yaş
%38.7
45-54 Yaş
%13.2
55-64 Yaş
%1.6
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%70.5
Erkek
%29.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.9 (68)
9
%21.9 (68)
8
%28.9 (90)
7
%13.2 (41)
6
%6.8 (21)
5
%4.5 (14)
4
%1 (3)
3
%0.3 (1)
2
%0
1
%0.3 (1)

Kitabın sıralamaları