Şuan da seninle geçirdiğim bu saat büyülü gibi.Aylardır ne kadar karanlık,kasvetli,umutsuz bir hayat sürdürdüğümü kim bilebilir?Hiç bir şey yapmadan,hiç bir şey beklemeden,geceyi gündüzü ayırmadan;ancak ateşi söndürdüğümde üşüdüğümü,yemek yemeyi unuttuğumda acıktığımı hissederek;sonu gelmez keder ve zaman zaman Jane’ime yeniden sarılmak için delicesine istek duyarak.Evet,kaybettiğim gözüme kavuşmaktan daha çok istedim Jane’ime yeniden kavuşmayı.Şimdi nasıl olurda Jane yanımda,beni sevdiğini söylüyor?
Onda rahatsız edici bir kısıtlama,neşemi,canlılığımı bastıracak bir hal yoktu;onunlayken çok rahattım çünkü ona yakıştığımı biliyordum;söylediğim ya da yaptığım her şey ya onu teselli ediyor ya da canlandırıyordu.Keyifli bir varoluş!Tüm benliğime yaşam,ışık geldi:onun varlığında tam anlamıyla yaşıyordum,o da benimkinde yaşıyordu.
Bir gün bir kanaldan geçerken sarp kayalıklara denk geliceksiniz,hayatınızın bütün akışı girdaplar ve kargaşalar,dalgaların köpükleri ve gürültüleri arasında dağılacak;ya bu sarp kayalarda parçalarınıza bölüneceksiniz ya da yüksek bir dalga sizi ayağa kaldıracak ve sakin sulara yönlendirecek.
Hiç kimse politik isyanlar haricinde insanların yaşamlarında daha ne kadar çok isyanın mayalandığını bilmiyor. Genel olarak kadınların çok daha sakin olması beklenir ama kadınlar da erkeklerin hissettiği gibi hissediyor, kadınların da aynen erkek kardeşleri gibi meleklerini korumak için harekete ve çabalarını göstermek için bir alana ihtiyaçları var, aynen erkekler gibi onlar da katı sınırlardan, sonsuz bir durgunluktan acı çekiyor; o yüzden nispeten ayrıcalıklı hemcinslerinin, kadınların kendilerini eve kapatıp puding yapmaları ve çorap yamamaları ya da piyano çalmaları veya çantaları süslemeleri gerektiğini iddia etmeleri gerçekten çok dar kafalılık. Geleneklerin kadın cinsiyetine layık gördüğü görevlerden daha fazlasını yapmaya çalışan, daha fazla şey öğrenmeye çalışan insanları suçlamak ya da onlarla alay etmek çok düşüncesizce bir davranış.