Kahır ve üzüntü, insanın kendi varoluş alanını daraltabilmesini ve dolayısıyla sorumluluklarını azaltabilmesini sağlar. Böy le bir insan, bir yandan kendini ezdirirken, öte yandan bu nedenle çevresini suçlar.
Öte yandan bu insanlar yakınmalarıyla çevrelerindeki kişilerde suçluluk duyguları yaratarak onları egemenlikleri altına alabilir ve isteklerine boyun eğdirebilirler.
Psikolojik kökenli yorgunluk belirtileri, çocukluk yıllarında çevresinden gerekli desteği bulamamış ya da aşırı korunmuş olduğu için yetişkin yaşam için gerekli yetenekleri geliştirememiş insanlarda görülür. Bu kişilerin kendilerine güveni yoktug, diğer insanlarca olağan karşılanan zorlanmalar karşısında kendilerini yetersiz hissederler.
Bu insanlar kendi davranışlarının sonucunda ortaya çıkan olumsuz durumların başka insanlardan ve durumlardan kaynaklandığını savunurlar. Sınavında başarısız olan bir öğrenci, durumu, soruların anlaşılabilir olmaması ya da öğretmenin hakça davranmamasıyla açıklayabilir; bir dostuyla arası açılan bir diğeri, durumun tüm sorumluluğunu karşı tarafın davranışlarında arayabilir: Bu tür durumlar özellikle karı-koca ilişkilerinde sık yaşanır. Anlaşmazlıkların, mutsuzlukların ya da çocuklarında ortaya çıkan davranış bozukluklarının ve okuldaki başarısızlıklarının sorumluluğunu bir diğerine yükler.
Sık kullanılan kaçış mekanizmalarından biri de kişinin sorumluluklarını kendisi dışındaki kişilere ya da durumlara aitmiş gibi algılaması biçiminde görülür.