Ödünç alınmıştır taşıdığımız isim, ödünç alınmıştır yediğimiz ekmek, biz de ödünç alınmışızdır, öylece yabana teslim edilmiş ve ancak ödünç alınmış bütün ucuzlukları üstünden sıyırıp atmış olan kişidir ki hedefi görür ve ismiyle sonsuza kadar birleşsin diye hedefe çağrılır.
Evet, kökünü hatıralarda bulmayan hiçbir şey, gerçekliğin olgunluğuna erişemez; insanoğlu daha en baştan benliğine katılmamış be üstüne gençliğindeki yüzlerin gölgelerinin düşmediği hiçbir şeyi sonradan kavrayamaz. Çünkü ruh hep kendi başlangıcında kalır, hep ilk uyanışındaki ihtişamı yaşar.
Ve unutulmak istenen ne olursa olsun, sonunda hep yeni bir gerçekliğin kalıbında yeniden ortaya çıkıyor, yeni gözler, yeni gürültüler, yeni kırbaç darbeleri, yeni bir katılık, yeni bir lanet olarak geri geliyordu.