Kendisine ait bir odası,cebinde aylık 500 bin poundu olan kadın Virginia Woolf. Kızgınım sana Virginia Woolf çünkü bana yaşayabilmek için ihtiyacım olan şeyleri sıralarken ben sana inanmıştım. Ancak sen bütün bunlara sahipken yaşayamadın. Ben ki 20.yüzyılda bile kendine ait yemek ve yatacak yer özlemi duyan herhangi bir kızım. Ancak sen beni ümitlendirip bana doğru yolu gösterirken kendi kendini çelişkiye düşürüyorsun. Belki de yapman gereken bu değildi belki de avaz avaz haykırmamalıydın Virginia, belki susup oturmalı boyun eğmeli ve (senin de dediğin gibi) erkeklere ayna olmaya devam etmeliydin.Belki de ancak böyle hayatta kalınıyordu. Belki de mecâzi anlamda yaşamak için gerçek anlamda ölmek gerekiyordu. Ama sen başına buyruk, yokuşları olan kadın sen mecazi anlamda öldün de gerçek anlamda mı yaşadın? Bu kadar zeki olmamalıydın,bu kadar açık konuşmamalıydın,bu kadar tahrik etmemeliydin.Ah ben ki ömrümün çeyrek asırını bir ekmek uğruna esaret altında geçirirken delirecek gibi oluyorum ama sen bana özgürlüğün kapılarını açan şifreyi veren kadın, zaten deli! Kadın olarak da birey olmak için sahiden delirmek mi gerekiyor virginia? Yoksa ölmek mi gerekli? Ah yeminler ederim ki Sheakspare olmakta gözüm yok. Ben sadece beni dinlesinler istiyorum.Duysunlar istiyorum. Beni yaşatsınlar istiyorum.Seni yaşatamadılar Virginia Woolf..Eğer merak ediyorsan söyleyeyim 20.yüzyılda olsan yine yaşatamazlardı...