İnsan, karşısındakilerin hayatındaki sıralamayı bilemez. Kendi hayatında nasıl bir sıralama oluştuğunu bilir, bilmeye yanaşır mı? Bir kişiyi ayırıp en ön sıraya koymakta zorlanmasak da, sonra gelenlerin sırasını tayin etmek, saptamak, onlan biribirilerinden ayırmaya çalışmak katlanılacak çaba değil.
İnsan, korkularına baştan boyun eğmiyor. Kişiden kişiye değiştiğini sandığım, kısalı uzunlu bir yenilgiyi kabullenme süreci yaşanıyor. Kapanan, biten bir süreç de değil ola ki bu, arasıra kızışıyor sanki taraflar, kesildiği noktanın ötesinde bir başka noktadan yeniden savaşıma girişiliyor, sonra yeniden yorgun ve yenik, bir kez daha geri çekiliniyor.
Gene de unutmak iyidir, diyorum: O olmadan nasıl anımsayabilir, hattâ nasıl yaşayabilirdik Hiçbirşeyi unutmayacak bir beyin, zaten katlanılması güç olan hayatımıza bir direnme olanaksızlığı yüklemez miydi?