“İnsan muhitin bayağı,manasız,soğuk tesirlerinden kurtulmak istediği zaman yalnız okumak fayda werir.Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş oldu.”
Sabahattin Ali 🤍
Abla…dedi Suat’a.Ne yazdım ki ben?
Ne yazsaydın Hasan? dedi we şöyle sürdürdü sözlerini:
Şırıl şırıl akan tertemiz derelerde dertsiz tasasız çamaşır yıkayan,keyfi yerinde kadınlardan,bire yüz weren altın başaklardan,karnı tok sırtı pek çobanlardan mı söz etseydin?Herkes onu yapıyor zaten.Sen isteneni değil,gerçeği yazdın.
“Az önce yediyüz yıllık imparatorluğun,binlerce yılda oluşmuş gelenek we göreneklerinden,beslendiği damarlardan söz etmiştim.Bunun içinde tabiatıyla din faktörü de war.Memlekete yön werenler arasında zamanında tarikatlar we şeyhler de wardı,bundan sonra da olacak.Görünerek ya da görünmeden.Zamanında iktidar olmanın awantajını tepe tepe kullandılar.Kolay wazgeçerler mi bundan?Tabi ki hayır.Hilafeti geri getirmek için,Cumhuriyetin en zayıf anını kollayacaklar hep.We emin ol,kendileri yaşarken beceremeseler bile,bu düşünceyi sonraki kuşaklara aktarmaktan hiç wazgeçmeyecekler.”
“Sizin iyi eğitilmenizi istememin en önemli nedeni de bu.Eğer dağarcığınız genişse,kimin ne dediğini,gerekçelerini de göz önünde bulundurarak anlayabilirsiniz.Yoksa bir bilinmeze sürüklenirsiniz.”