Her dakika ne yediğini, ne içtiğini, hangi kıyafeti giydiğini, nereleri gezdiğini sosyal ağlar aracılığıyla paylaşan insan, bu sitelerin veri depolama merkezlerinde bir yer işgal ettiğini göz ardı etmektedir. Firmalar bu kişilerin
sürekli artan ihtiyaçlarına cevap verebilmek için depolama kapasitelerinde artırıma gitmekte, onlar artırdıkça da insanlar daha fazla şey paylaşmaktadır. Araştırmalar, sosyal medyanın internet veri pastasındaki payının oldukça
yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. 2011 yılı itibariyle dijital âlemin büyüklüğünün, kişi başına yaklaşık 45 GB’lık veri düşecek boyuta ulaştığı hesaplanmıştır.33 Bu kadar büyük miktarlara ulaşan verilerin muhafazası ise
ekstra güvenlik tedbirleri, ekstra emek ve enerji gerektirmektedir. Nitekim veri merkezlerinde, diğer iş yerlerine göre 100 kat daha fazla enerji sarfiyatı olduğu belirtilmektedir. Ayrıca bu boyutlarda gerçekleşen israfın sonuçlarının, sadece sanal çevre ile sınırlı kalması düşünülemez. Bugün üretilen elektriğin %5’inin interneti çalıştırmak için kullanıldığı göz önünde bulundurulursa bu durum daha iyi anlaşılacaktır.
İSLAM HUKUKU AÇISINDAN SOSYAL MEDYA
M. Raşit AKPINAR