Gencdm

Sosyal ağların, yanlış bilgiyi toplumları peşinden sürükleyecek kadar hızlı ve güçlü bir şekilde yayabildiği tehlikesine dikkat çeken bir fetvada “İlim bir dindir, dininizi kimden aldığınıza bakınız.” hadisi gerekçe gösterilerek Twitter kullanımı, bilginin kaynağını araştırma şartına bağlanmıştır. Bilginin güvenilirliğini araştırmayı tavsiye eden Hucurat suresinin “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” şeklindeki âyeti de yine bu bağlamda bazı fetvalara dayanak teşkil etmiştir. İSLAM HUKUKU AÇISINDAN SOSYAL MEDYA M. Raşit AKPINAR
Reklam
Yine sanal ortamda bazı kişilerin olduğundan farklıymış gibi gözükmeye çalışması bir başka ahlaki sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim sanal çevrelerde çok sayıda sahte kişiliğin türediği bir vakıadır. Bu kişilerin yalan yanlış paylaşımlarda bulunması güven bunalımına sebep olurken herkesin her konuda bilgi sahibiymişçesine fikrini beyan etmesi de bilgi kirliliğine yol açmaktadır. İSLAM HUKUKU AÇISINDAN SOSYAL MEDYA M. Raşit AKPINAR
Ahlakî Problemler
Sosyal ağlarla birlikte, özel hayatları da dâhil olmak üzere bireylerin tüm bilgilerinin arşivlenerek kategorize edildiği ve üçüncü kişilere ticaret maksadıyla veya kötü amaçlarla pazarlamada kullanıldığı veri madenciliği sektörü doğmuştur. Bu sektör, firmalar ve araştırmacılar açısından bazı faydaları beraberinde getirirken, mahremiyete büyük darbe vurmuştur. Bir başka deyişle ahlakın temelinde yer alan mahremiyet algısı, her fırsatta, her şeyi yayınlamayı teşvik eden sosyal ağların “paylaşım çılgınlığına” feda edilmiş durumdadır. Ayrıca bu bilgilerin ilgisiz kişilerin ulaşımına açık olarak paylaşılması, dolandırıcılık ve hırsızlık gibi suçlara da davetiye çıkarmaktadır. İSLAM HUKUKU AÇISINDAN SOSYAL MEDYA M. Raşit AKPINAR
Psikolojik Problemler
Bilinçsiz bir şekilde kullanılmaları durumunda sosyal ağların bazı kişilik bozukluklarına yol açacağı ileri sürülmüştür. Bu alanda yapılan araştırmalarda sosyal ağların, bireyi sürekli insanların ilgisini kendi üzerine çekmeye ve diğer insanlara karşı egoist bir tutum takınmaya yönelttiği için narsisizm; paylaştığı içeriğin takdir görmeme kaygısı ve ummadığı yorum ve tepki alma endişesi taşımaya sevk ettiğinden anksiyete, bir kişiyi rahatsız edercesine takip etmek ve hakkındaki her şeyi bilmek istemeye sürüklediğinden stalking, zihni meşgul etmesi sebebiyle dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi kişilik bozukluklarını tetiklediği ifade edilmiştir.4 Ayrıca sosyal ağ kullanıcılarının büyük bölümünün çocuk ve genç bireylerden oluşması, bu zararlardan olumsuz etkilenme katsayısını artıran bir faktör olarak görülmektedir. Sosyal medyanın tıp literatürüne hediye ettiği bir diğer rahatsızlık ise sanal ortamda sataşma(cyber bullying)dır.5 Birçok kişi yüz yüze iken gerçekleştirmeye cesaret edemediği hakaret ve sataşma gibi suçları sanal kimliklerin ardına gizlenerek rahatlıkla işleyebilmektedir. İSLAM HUKUKU AÇISINDAN SOSYAL MEDYA M. Raşit AKPINAR
Sokrates!
Bugünün Türkiye'sinde Batı felsefesi ve onun beyin aletinden neşet sefih aklı, sancağı burçlarına, ruhu bedenlerine, kaidesi büstlerine yerleşmiş haliyle Türkiye'yi Çanakkale'de değilse de, şimdi emeline ulaşmış bir General Hamilton gibi yönetmektedir! Batı felsefesi, kendi zarfı ile olmaktan çok mazrufuyla içimize doluktur. Tescilli eşcinsel ve aleni putperest Sokrates, her İslami cemaat ve mahfilin kendisinden gururla bahsettiği bir Batı felsefe sembolüdür ve belki en büyüğüdür ve bu haliyle hiçbir şey yapmazsa bile, kendi medeniyetimizi imha hedefi haline getirmiş Batı medeniyetine layıkı ile öfke duymamıza engel olan öldürücü bir fikir setidir, içimizdedir, sevgimize matuftur, kendi öz kubbemizin kandillerini kendisi ile tutuşturacağımızı sandığımız sahte bir meşaledir!
Reklam