…
Ruhr nehri aşağılarda sessizce sonsuzluğa akıyordu. Nehirler, denizlere, denizler okyanuslara karışıyor, dünya durmadan dönüyordu.
İstanbullu Keğam, Stiepel Tepesi'nden Ruhr'a, çok sevdiği Boğaz'ı düşleyerek bakıp duracaktı.
İstanbul'un haberi bile olmadı...
Ey İstanbul, Keğam senin evladın değil miydi?