“Gerçek, altında ayağımızın buz kestiği bir yorgana benzer! Bu yorganı ne kadar çekiştirsek, ne kadar düzeltsek, yine de bizi tamamen örtmez. Onu tekmelesen de, yerden yere vursan da hiçbir zaman yeteri kadar…. Ağlayarak dünyaya geldiğimiz andan, ölüm bizi bu dünyadan çekip alana kadar, ne kadar ağlayıp sızlasak da ayaklarımız hep açıkta kalır.” (Sf.65-66)