Gökçe

Parçalandıkça, kendimi görüyordum. Kırık bir radyo gibi her şeyim ortadaydı. Kendi bozuk bobinlerim,devrelerim ve transistörlerimle karşı karşıyaydım. Bütün hatalar ve tutarsızlıklarla. Belki de böyle olması gerekiyordu. Paramparça olmuş vaziyette her nasılsa hem hissiz hem de acı çekerek orada öyleve yattığım için olabildi.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En umutsuz olduğumuz an, çoğu zaman gerçeği gördüğümüz zamandır. Her şey kötü gittiğinde, değişimin gerçekleşebilmesi için dibe vurmamız gerekir. Çıkış yolunu bulabilmek için bazen kendimizi tuzağa düşmüş gibi hissetmemiz gerekir.Kendimizle güpe gündüz ferah bir ortamda yüzleşemeyiz. Çalan şarkıyı dinleyerek radyonun ne olduğunu anlayamayız. Nasıl yapıldığını görebilmek için bazen de radyoyu kırmak gerekir.
İmkansız olanı elediğimizde geriye kalan şey, ne kadar ihtimal dışı olursa olsun, gerçeğin ta kendisidir.
Ben yeni bir dönem mi başlatıyordum yoksa yanımda eski dönemden çok fazla şey mi taşıyordum acaba? Hayattaki sınavımız da bu değil mi? Yaşanmışlıkları yok etmeden yola devam edebilmek. Kendimizi yok etmeden nelerden vazgeçmemiz nelere sıkı sıkı tutunmamız gerektiğini görebilmek. Hem meteor hem de dinozor olmamayı başarabilmek.
Hayatın o yokken de devam etme cüretini gösterdiğini bilmek ben de hiç geçmeyen bir dehşet hissi yarattı.