Gökçe

Gökçe
Son bir düzlük armağan edeceğim kendime.Sonra yine yokuşlar, inişler, tümsekler ve çıkışlar olacak. Tökezleyeceğim birçok defa. Düşeceğim ara ara. Kanayan dizlerimi tutup kalkacağım her seferinde. Bir kere yandım. Bundan sonra yanmam diyeceğim ama yine yanacağımı bileceğim. Hayat yakar çünkü oksijen yanıcıdır ve insan oksijen zehri ile ortalama bir ömürde ağır ağır zehirlenen bir canlıdır... ​Hiç mi beceremedim, O zaman En azından denedim diyebileceğim. Ben DENEDİM. Yenildim, yıkıldım, yandım, dağıldım, parçalandım, kırıldım, kayboldum ama DENEDİM. Hiç denemeden korka korka bitirenlerden bir farkı olacak ömrümün. Hakkını veririm diyemiyorum ama bu hayatın hakkını vermeyi denedim diyebileceğim...
İnsanın nefsine ağır gelen, hakkında hayırlıdır
Hz Mevlana ne güzel demiş. Dünyada olabilecek her bir olay için misal aleminde sayısız ihtimal uyur.
Bazen insan, uzaya çıkmadan da savrulur dünyanın yörüngesinden. Belki de boşvermişlik budur; ne yükselmek, ne düşmek… Sadece boşlukta, kendi ekseninde süzülmek. Bir duvarın üstünde keyfiyle başkalarını izleyen bir kedi gibi uzakta; Evet, C2 seviye boşvermişim dünyaya!
Sırf yüzme biliyor diye insan okyanusun ortasına bırakılmaz Yüzmeyi biliyor olmam, okyanusta karşılaştığım köpek balığına karşı koyabileceğim anlamına gelmiyor. Nasıl kulaç atılır öğrettiler ama fırtınada nasıl yüzeyde kalınır, kimse anlatmadı. Sonunda anladım; bazen batmamak, çırpınmamaktan geçiyor, yoksa hep kaynıyor.