gokchelito

İz Bırakanlar Kitap Kulübü
Sevgili dostlar Booklove uygulaması üzerinden Ocak ayı için kitap kulübü linkimi paylaşıyorum. Katılmak isteyenleri beklerim. Bulgar edebiyatından Gospodinov’un son eseri Bahçıvan ve Ölüm ‘ü okuyacağız. book.love/clubs/iz-biraka...
Alıntı
Reklam
Kanunî Sultan Süleyman’a Yazılan Kasideler/ Ali Yılmaz
“Ol nihâl-i gül-şen-i devlet ki şâh-ı gül kimi Lutf u kahrından virür ahbabâ gül a’dâya hâr” “O devletin gül bahçesinin öyle bir fidanıdır ki Gül dalı gibi, lütfu ile dostlara gül verir; düşmanlara ise diken. “ Syf:174
Şadan Karadeniz çevirilerindeki kusurlar / Can Yayınları
Umberto Eco okumanın halkımızda neden bu kadar zorlayıcı ve anlaşılmaz olduğunu sanırım çözdüm. Tamamen çevirmenden ötürü. Adı Şadan Karadeniz. Türkçenin saf kullanılmasından ötürü ödül almış bir çevirmenimiz. Lakin heykele yontu demek gibi binlerce eski saf Türkçe kelimelerle donattığı Eco kitapları malesef anlaşılamıyor. Kitapların konuları zaten zor Eco okuyanlar demek istediğimi anlayacaktır , çevirmende anlaşılmaz ve günümüzde yeterliliği olmayan kelimeler kullanınca beyin ölümü gerçekleşiyor. Eco en sevdiğim yazarlardan. Aşırı severim işlediği konuları, ortaçağı anlatışını, onun düşüncelerini ama bu çevirmen yüzünden soğuyorum kitaplarından..
Sabahattin Ali ... ve cinayeti...
aziz nesin anlatıyor: "1948 mayıs'ının bir günü, evime gelen polis savcılıktan istendiğimi söyledi. gittim. savcı, bir paket içinden ince altın çerçeveli bir gözlük çıkardı. gözlüğün çerçevesi ve camları kırıktı. -bu gözlüğün kime ait olduğunu biliyor musunuz? dedi. hemen tanımıştım... sabahattin ali'nin gözlüğü... işin iç yüzünü anlayamadığım için, belki yanılabilirim diye, -bilmiyorum, dedim. savcı bu sefer paketten bir dolmakalem çıkardı. -bu dolmakalem kimin biliyor musunuz? -bilmiyorum. önce kana bulaşmış puşkin'in almanca bir kitabını, sonra yeşil mürekkeple yazılmış bir defter gösterdi. el yazısını görünce, -bu yazı sabahattin ali'nin, dedim. -hep yeşil mürekkep kullanırdı. el yazısını da tanırım... savcı; açık kahverengi, damalı spor kumaştan, ceket ve golf pantolonunu gösterdi. elbise kan içindeydi. çok iyi bildiğim sabahattin'in elbisesiydi. -sabahattin'in elbisesi, dedim. ağlamaya başladım... savcı ağladığımı görünce açıkladı: