Gökçe

Gökçe
Hadi gidelim atadan miras kalan altın tahta, Altay’a… Yeniyim buralarda; İnsta; instagram.com/gokeche?igsh=MX... Youtube; youtu.be/1A_BkgtiCGw?si=...
Girişimci - Genç Türkolog
Ötüken
69 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Stalin hayranları için bir misal
"Alman savaşında bir Alman generali Ruslara esir düşmüş. Stalin'in yüzbaşı olan oğlu da Almanların elinde esirmiş. Almanlar esirleri değişelim teklifinde bulununca Stalin generalin karşılığı ancak general olabilir diye reddetmiş. Oğlunu esaretten kurtarmamış. Stalin hayranları için bu misal yetiyor."
Sayfa 223 - Ötüken·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kımızı herkes içemez!
Ertesi gün Musa'ya kımız içip içmediğini sordum. "Biraz ekşi gibi geldi içemedim." dedi. Ben de biraz da muziplik olsun diye Musa'ya "İyi ki içmedin. Kımızı herkes içemez. İçenin mutlaka yüzde yüz Türk kanı taşıması gerek. Kanda, soyda karışıklık varsa kımız içen adamın vücudunda hemen kabartılar olur, kaşıntılar başlar. Sen Trabzonlusun belki kanda karışıklık filan olabilir. Sizin orada pontusculuk felan var ya." demiştim. Musa da milliyetçi mi milliyetçi, ülkücü mü ülkücü. Benim bu sözümü tekzip için Zakupa'nın evinde doldurup doldurup altı yedi bardak kımız içti. Belki biraz daha fazla. Kanında karışıklık olmayan halis Türk(!) olduğunu ispatladı. Musa doldurduğu her kımız bardağını içerken göz ucuyla benim görüp görmediğimi kontrol ediyordu. Türk olmak kolay mı?
Sayfa 208 - Ötüken·Kitabı okudu
Eskilerden pek bir şey kalmadı zira hatırlayanlardan yaşayan yok artık.. Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)
1000k
"Yükselen bayrak bir daha inmez"
"Eczanenin tabelasının köşesine, üç hilalin mekân tuttuğu yere bir haç konarak asıldı. Oradan her geçtiğimde bu değişikliği görünce garip duygulara kapılırım. Mehmet Emin Resulzade'nin sözlerini mırıldanırım. "Yükselen bayrak bir daha inmez." İnecek yere bayrak asmamak gerek. Keşke hiç üç hilal konulmamış olsaydı iyi olacaktı diye düşünürüm."
Sayfa 188 - Ötüken·Kitabı okudu
"Biz ne düşüncelerle ne duygularla gelmiştik. Bizi sıkıştıran bu insanların bizi anlaması mümkün değildi. En çok üzüldüğümüz husus da bu coğrafyada yaşayan insanlara duyduğumuz sevginin anlaşılmamasıydı."
Sayfa 178 - Ötüken·Kitabı okudu