Gökhan Temur

Gökhan Temur
@GokhanTemur
Hayat pahalı.
Cihânın nimetinden kendi âb u dânemiz yeğdir. Elin kâşânesinden kûşe-i vîrânemiz yeğdir (Dünya dolusu maldan, kendimize ait bir tas su ile bir lokma ekmeğimiz yeğdir. Başkasına ait saraylardansa köşesinde oturduğumuz vîrânemiz hoştur bize...) | Bakî
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Asude olam dersen eğer gelme bu cihâna Meydâna düşen kurtulamaz seng-i kazâdan (Eğer mutlu ve sakin olmak istersen bu dünyaya hiç gelme; çünkü şu hayat meydanına bir defa düşen kaza taşlarından -ızdırap verici dertlerden- kurtulamaz.) | Ziya Paşa
Siyer Okumanın Önemi Mısırlı yazar Necip el-Kiylanî’nin Türkistan Geceleri adlı romanında, Batı Türkistan’dan sonra Doğu Türkistan’ın, komünist Çin tarafından nasıl işgal edilip parçalandığı anlatılıyor. İlk aşamada işgal edilen bu Müslüman topraklarda, Çinliler, bazı yasal zorbalıklarla Müslüman Türkistan halkını planlı bir şekilde benliğinden koparmaya çalışırlar. Buralara Çinli göçmenler getirilecek ve bir Çinli, Müslüman bir kıza talip olduğu zaman, yeni yasa gereği, Müslüman buna “evet” diyecek. Bu yasanın uygulamaya konması ile Müslümanlar isyan ederek silaha sarılırlar. Dağlara çekilirler ve verdikleri savaşlarla Çinlileri perişan eder, önemli miktarda silah, cephane vesaire ganimet alırlar. Zafere ulaşmalarına da pek az kalmıştır. Savaşın başlangıcında Müslümanlarla ortak hareket etmeyi teklif eden ancak “kötü niyetleri” bilindiği için reddedilen Ruslar, bu defa Çinlilerle anlaşarak Doğu Türkistan’a girerler. Böylece iki komünist ülkenin kıskacına giren Müslümanlar zor durumda kalır. Yerleşim merkezlerindeki halk birlik halindeki Rusların ve Çinlilerin kontrolüne girer. Direnen Müslüman güçlerin ise şehirlerle irtibatı azalır. İşte bu aşamada çarpışan Müslümanların düşmanı ikiden / Ruslar ve Çinliler / üçe çıkar. Ruslar yoğun bir propagandaya girişir, konferanslar, el ilanları, duvar ilanları, gazetelerle, Müslüman insanların, özellikle yetişme çağındaki gençlerin kafalarındaki “modeli” değiştirmeye başlarlar. Irk ve namuslarını, topraklarını ve dinlerini Rus ve Çinli katillere karşı, (400 milyona karşı, sadece 18 milyonla) ve yetersiz silahlarla korumaya çalışan ve bunu sadece Allah nezdinde suçlu duruma düşmemek için, Allah’ın emirlerine uymak kastıyla, şehid olmayı göze alarak yürüten insanlar, bu defa, olayları sınıf çatışması şeklinde yorumlamaya
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu ağabeyin herkese söylediği şu paradoksal cümle ile de ifade edilebilir. Şöyle derdi: "Eliniz işte, gözünüz oynaşta olsun." Fethi Ağabey bununla, her ne şart altında olursa olsun, zahirde ne yapılıyor olursa olsun, kişi Allah'la olmalı, gönlü orada olmalı, demek isterdi.
Sayfa 28·Kitabı okuyor
"Bugün Batı aklı, şeytani ilhamın ve nefsin buyruğunda olduğu için, hakikatin aleyhine çalışmakta ve işlemektedir. Adalet yerine zulüm, iç gerçek yerine görüntü egemen olmaktadır. Evet iç gerçek yerine görüntü. Sevgi görüntüdür, nefret gerçek. Barış görüntüdür, savaş gerçek. İşbirliği ve dayanışma görüntüdür; rekabet, anlaşmazlık ve düşmanlık gerçek. İnsan haklarının güvence altına alınması görüntüdür, bütün bu hakların insanların elinden alınmış olması, bütün söz ve anlaşmaların bozulması gerçek. İnsan kardeşliği görüntü, ırkçılık gerçek." | Alaeddin Özdenören - Geleceğin İnsanı