Baler Talu

‘Şimdi düşünüyorum da yaşanmamış şeyleri özleyerek avunuyor insan’
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nisanda bir yer bana nisandaki yerimi göster zaman hep suyun akışını gözler yağmur, yeniden bulut olmayı, ben o nisan gününü özlerim eski nisanları özler gibi bilsen! sana uzaktan bakmakla bile avunurdu gözlerim bana nisandaki yerimi göster senin nisanlarındaki yerimi mart çok erken mayıs çok geç bir nisan günü sevmelisin beni bana nisandaki yerimi göster bir çocuğa denizi anlatır gibi yağmura tünemiş bir kuşu okşar gibi nisan senin en güzel halin gör beni, gör beni, gör beni ben seni ilk gördüğüm ana tutsağım hâlâ o eski nisana bana nisandaki yerimi göster rüzgarın hafif dokunuşu gibi dokun yanımdan geçerken sabahın serin kokusu gibi kokun ilk nergisler, papatya ve çimen
‘hayatım geçiyor önümden ah! neden hep daha hızlı gidiyor benden koşup yetişsem, yaşlanıyorum durup beklesem şimdiki zamanı kaçıyorum hayatın büyüsü bu sonsuzca uzanan bir ip hiç bitmeyecek sandığın’
Gidilmemiş bir yol yüzümü son baktığım aynada unuttum gölgemi, son girdiğim odada ayaklarım gitmek istemiyor artık hiçbir yere ne ahşaba uzanıyor ellerim ne yaşanmamış günlere hayat, kayalıklarında parçalanıyor henüz keşfedilmemiş bir kıtanın ölüm henüz gidilmemiş bir yoldan dönüyor Ayışığında nasıl da çırılçıplağız hepimiz utanmayı unuttuğumuz yerleri örtüyor şimdi ellerimiz yıldızlara bakıyoruz son kez son kez sesleniyoruz Tanrı’ya son kez usulca soluyoruz ayışığının altında vaat edilmiş Cennet'e gitmeye hazır mıyız? dünya cehenneminde kavrulurken hepimiz henüz ilk adımlarımı attığım odaya döndüm hayat aydınlıktı ben birden büyüdüm bir şeyler yaptım, bir şeylerden yapıldım bilmem neden, karanlık avlulara savruldum
‘kim sesleniyor içimden bana benzeyen bir sesle bir ev beliriyor gözümde loş merdiven, kuytu bahçe ve ta tepede milyonlarca yıl öteden içime bir yağmur çoşkusuyla dökülen yıldızlar çocukluğumun penceresinde’