‘İnsanların yüzlerine baktı, hepsi yabancı geliyordu, her şey ölü, bir şekilde canlılığını yitirmiş görünüyordu. Hepsi bir bakıma çoktan uzaklaşmış, yitmişti, artık ona ait değildi.’
‘Çoktan getirmiş olduğu bir sevinci hatırlayıp niçin kendine eziyet edecekti ki? Dişlerini sıktı, hayır, artık yaşama dair hiçbir şey hissetmek istemiyordu, bir anda darmadağın edecek olduktan sonra onu pekçok anıya bağlayan iyiliği ve güzelliği hissetmek istemiyordu artık.’